Veteriner Sağlık Rehberi

Pati kurtaran pratik bilgiler


13/Ara/2022

Evcil hayvanlarımızın zaman zaman aşırı tüy dökme döneminde olduklarını görüyor ve ister istemez hem onlar için hem de bizim konfor alanımızda oluşan rahatsızlık için üzülüyoruz. Bu durumda tek isteğimiz, hem onların sağlıklarına kavuşmaları hem de bizlerin konforlu yaşamlarımıza kavuşmamız oluyor.

Evcil hayvanlar, sevgilerini ve mutluluğu evinize benzersiz duygularla getirir. Oyun zamanları, eğlenceler, sürekli sevgi dolu halleri ve arkadaşlıkları ama elbette evin her yerinde karşımıza çıkan tüyleri… Evcil hayvan ve ebeveyni arasında koşulsiz bir sevgi bağıdır. Yaşanılan hiçbir olumsuz koşul ebeveynleri onların sevgisinden uzaklaştıramaz ve hepsi aşılır. Onların olmadığı evler eksik kalır ve tamamlanmış sayılmaz.

 

Köpekler ve Kediler Neden Tüy Döker?

Köpekler ve kediler birbirlerinden farklı türler olsalar da, tüy dökme sebepleri birbirleri ile benzerlik gösterebilir. Az ya da çok tüy dökmeleri, cinsleri, mevsimsel değişiklikler, hastalıkları, stresler, yaşadıkları hormonal değişiklikler vb. pek çok durum yaşanılan olumsuz duruma gerekçe gösterilebilir.

Kedilerin tüy yapıları köpeklerinkine göre daha hassastır ve havada daha uzun süre süzülebilir ancak gözlemlendiğinde köpek tüyüne göre daha belirgindir. Tıpkı köpeklerdeki gibi, kedinin cinsine bağlı olarak, daha uzun tüy yapısına sahip olanlarda tüy dökülmesi daha az olma eğilimindedir. Köpeklerden farklı olarak kediler, ara sıra bize tüy yumakları sunabilir. tüy yumakları, kötü haber değildir. Tüy yumakları gözlemlediğinizde kendinizin sağlıklı bakım alışkanlıklarını yerine getirdiğini anlayabilirsiniz. Kediler, dilleri ile tüylerini temizlerler. Onların dil yapısında bulunan ufak kanca modeli, ölü tüyleri toplar ancak kediler bu tüyleri yutar. Tüylerin çoğu sindirim sistemlerinden sorunsuz şekilde geçer, ancak bir kısmı midede kalır ve bir araya toplanarak bir tüy yumağı haline gelir. Bu durumda da kediniz bu tüy yumağını kusarak vücudundan atar.

 

Kedi ve Köpeklerde Aşırı Tüy Dökme Problemi ile Nasıl Baş Edilir?

Tüyler ve Tüy yumakları evcil hayvan sahipleri ve eve gelen misafirler açısından rahatsız edici olabilir. Ancak bununla savaşmak için basit yollar vardır. Elbette hepimizin bildiği sıradan çözüm yollarından biri, pet sahipleri için özel üretilmiş elektrikli süpürgeler ya da kıyafetlerimizdeki tüyleri toplamak için olan silindir bantlardır. Farklı ipuçlarını değerlendirirsek;

En ideal, tüy dökme sorununuzun çözüme ulaşacağı nokta, evcil hayvanınızın kendisidir. Düzenli olarak taramak, eve saçılan tüyleri ciddi miktarda azaltacaktır. Evcil hayvanınızın da hoşuna gidecek olan tarama işlemi yalnızca onun sevmesiyle ilgili kalmayacak aynı zamanda kıyafetlerinizin üzerine yapışan tüylerden de sizi kurtaracaktır. Tarama işlemi, evcil hayvanınıza ayıracağınız kaliteli zamanın da göstergesi olacaktır.

Muhteşem bir öneri olarak, Bir lastik eldiveni ıslatarak, elinizle mobilyaların üzerinde gezdirin. Oluşan statikle tüyler mobilyadan eldivene yapışacaktır. Mobilyalarınıza yapışan tüyleri kolayca toplamak için su ve kumaş kremini karıştırıp, döşemelerin üzerine püskürttükten sonra silebilirsiniz. Bu da tüy temizliğinde size oldukça destek sağlayacaktır.

Evinizde bolca halı kullanıyorsanız, süpürme işleminden önce, halıların üzerine kabartma tozu serpin, bu toz sayesinde halıdaki tüyler, halıdan ayrılacak ve süpürme işleminde size daha güzel sonuç verecektir. Ayrıca halınızdaki kokuyu da gidermenize yardımcı olur.

Çamaşır makinasında yıkama için, makinenin gözüne beyaz sirke koyabilirsiniz. Bu işlemde otomatik yıkamaya destekçi olarak, tüylerin gevşemesini ve daha fazla tyden kurtulmanızı sağlar.

Evcil hayvanınıza ait olan yatağı sık sık çamaşır makinesinde yıkayın ve yıkama işlemi tamamlandıktan sonra mutlaka makinanın içinde kalmış olabilecek tüyleri kontrol edin ve hatta gerekirse boş bir durulama işlemi yapın.

Evcil hayvanınızın tüy dökme sıklığı ve tüy sağlığının beslenme ile ilgili de olduğunu unutmayın. Mutlaka tüy sağlığını güçlendirecek ona iyi gelen marka mamaları ve takviyeleri tercih edin.

 

Kediler ve Köpeklerde Tüy Dökülmesini Önlemek için Nasıl Beslemeliyim?

Kedi ve Köpekler için genel anlamda tüy dökmeleri normaldir. Ancak aşırı hale gelmesi bazı noktaları değerlendirme isteyecektir. Mevsim değişiklikleri, hormonal dengesizlikler, bazı hastalıklar, alerjiler, parazitler tüy dökülmelerinin aşırıya kaçmasında temel sebepler olabilir. Normal süreçte olan tüy dökülmelerini aza indirmek için temel beslenme programına, evcil hayvanınızın tüy sağlığına iyi gelecek mama tercihi yaparak başlayabilirsiniz. İçeriğinde, prebiyotik lifler, yüksek kaliteli protein, bağırsak sağlığı destekleyici içerikler ve cilt besleyici E vitamini ve Omega 3 – 6 barındıran hassas mide ve deri sağlığını destekleyen mamaları tercih etmek, tüy dökme sorunlarında büyük ölçüde yarar sağlayacaktır.

Kediler günlerinin büyük bölümlerinde dilleri yardımı ile kendi tüylerini taramaktan hoşlanırlar. Ve elbette bu durumda evinizde etrafta göreceğiniz tüylere ve tüy yumaklarına sebep olur. Kedinize destek olmak için, Tüy yumağı oluşumunu önleyici ve destekçi mamaları ve takviyeleri beslenme programlarına koyabilirsiniz. Antioksidanlar, yağsız proteinler ve omega 3 içeren besinler kedinizin tüy sağlığını korumada size yardımcı olacaktır. Mamaların içeriğindeki doğal lifler tüy yumağı oluşumunun önüne geçer ve diğer destekçi besinler de kedinizin genel sağlığını destekler.

Mama tercihi sırasında, evcil hayvanınızın neden tüy döktüğü de önemlidir. Alerji, stres ya da hastalıklara bağlı olan dökülmeler için temel beslenmenin dışına çıkarak, veteriner hekiminizin uygulayacağı beslenme programı çok daha destekleyici ve tedavi sonuçlu olacaktır. Parazitler, kedi ve köpeğinizin cilt yapısını bozarak tüy dökülmesini artırabilir ya da bazı hastalık durumlarında, cilt tedavisinin ötesinde, köpeğiniz veya kedinizin farklı klinik tedavilere ihtiyacı olabilir. Yaşadığınız sorunun değerlendirmesine göre mutlaka veteriner hekiminizden destek almayı unutmayın.

Kedi veya köpeğinizin tüy dökülmesinin arkasındaki nedenler önemlidir. Veterinerizin gözlemi ve tedavi planı bazen mama seçimlerinin ötesinde tedavi sonuçlu olacaktır. Veteriner hekim duruma göre aşağıdaki tedavileri uygulayabilir;

 

Mantar önleyici tedavi

Veteriner hekim parazit ya da saçkıran teşhisi yaparsa, tüy dökülmesinin önüne geçmek için parazit aşıları ya da mantar önleyici tedaviler uygulayacaktır.

Alerjiden korunmak için diyet planı

Alerjik bir cilt yapısına sahip evcil hayvanınız olabilir ve bu tip tedaviler normalden daha uzun sürecektir. Ancak veteriner dermatolog hekim yardımı ile, sorun teşhiz edilip, belirlenen gıdalardan uzaklaşması onlar ve size daha rahat bir yaşam verebilir.

 

Stresi azaltma planı

Kedi ve köpeklerde strese bağlı tüy dökme sorunları oldukça yaygındır. Boyle bir durumdan şüpheleniyorsanız, veteriner hekiminiz stres nedenini bulmada ve tedavide size yardımcı olabilecek tavsiyelerde bulunacaktır.

 

Hastalıkların Belirlenmesi

Bazı cilt problemleri ve tüy dökme sorunları, altta yatan başka ciddi rahatsızlıklardan kaynaklanıyor olabilir. Bu durumda en doğru teşhis ve tedaviyi veteriner hekim uygulayacaktır. Daha basit olarak kediler, eklemlerinde ya da mesanelerinde oluşan aşırı ağrı sebebiyle aşırı bakım uygulayabilir, Veteriner hekim bunun tespiti ile, kedinin basitçe ağrısını önleyerek, o bölgelerde tüy dökülmesinin de önüne geçecektir.

Elbette evcil hayvan sahipleri için basit ama temel çözüm olarak; deri ve tüy sağlığını destekleyici, bilimsel olarak formüle edilmiş bir mama tercihi, her iki tarafın da mutlu olmasını sağlayacaktır. Onların tüm sağlık bakımları çok değerlidir.


28/Kas/2022

Herpes virüs enfeksiyonu, Feline Herpes virüs Tip-1’in (FHV-1) sebebiyle ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Virüs her yaşta kediye bulaşabilir ve hem evcil hem de sokak kedilerinde görülebilirler. Diğer tüm virüsler gibi bu virüs türü de kendine özgüdür. Kedilerde üst solunum yolu rahatsızlığı ve göz çevresindeki dokuların, göz kapaklarının ve göz kapağı iç kısmının iltihaplanması belirti ve neden olarak gözlemlenebilir.

 

Kedilerde herpes virüsü enfektesi Nasıl olur?

Kedilerde de bulaşıcı virüslerin yayılması, biz insanlardaki ile hemen hemen aynıdır. Kedilerde virüs yayılması, virüsle doğrudan temas yoluyla enfekte olur. Enfekte olmuş başka bi kedinin solunum, tükürük veya gözlerinden gelen akıntılarla yayılır. Bir kedi, enfekte olmmuş bir kediden ya da enfekte kedinin temas ettiği cansız nesnelerden (oyuncak, kıyafet vb. diğer eşyalar) temasla, bu bulaşıcı hastalığa yakalanabilir.

 

Kedilerde Herpes virüs ne kadar sürede bulaşıcı hale gelir?

Kediler FVR ile enfekte olduklarında, 2 ile 5 gün arasında virüsün kuluçka dönemi vardır. Bu kuluçka döneminde de herpes virüs bulaşıcı özelliğindedir. Ve kedilerde semptomları gözlemlenmeye başlanır ancak genellikle semptomlar ortaya çıktığında aktif olan enfeksiyon 10-20 gün yaşayabilir.

Bu virüs ile enfekte olmuş tüm kediler, bu virüsün taşıyıcısıdır. Çoğu durumda, virüs gizli olarak kedinin vücudunda saklanmasıdır. Aktif olmadan, hayatta kalarak, kediler bu virüsü saklamaya devam ederler. Stres ya da hastalık gibi durumlarla tekrar etkinleşir ve virüs tekrar bulaşıcı haline geri döner. Herpes virüs tekrar aktif hale geldiğinde, kedide üst solunum yolu belirtileri gözlemlenmeye başlanabilir. Ancak, tekrar aktifleşen herpes virüse sahip olan tüm kedilerde semptomlar gözlemlenmez.  Virüsü aktif olarak saçan tüm kediler, diğer tüm kediler için risk oluşturur.

 

Virüs dış ortamda ne kadar süre hayatta kalır?

Enfekte olmuş bir kediden dış ortama tükürük vb. yolla sıçrayan virüsler, nemli oldukları sürece hayatta kalabilirler. Neyse ki, bu ıslak salgılar oldukça kısa bir sürede kurur ve virüs bu şartlarda yaşamına devam edemez. Ellere ya da diğer cilt yüzeylerine bulaşan salgılar yaklaşık yarım saat gibi bir süre hayatta kalabilirken, cansız nesnelere bulaşan salgılar (battaniye, oyuncaklar, halılar, temizlik bezleri, çöp kutuları, su ya da mama kapları vb.) yaklaşık olarak 18 saate kadar bulaşıcı olmaya devam ederler. Fakat normal durumlar cercevesinde salgılar hızlıca kurur ve enfeksiyon ölür.

 

Herpes Virüs Nasıl Yok Edilir?

Dezenfeksiyon sistemleriyle virüs rahatça ve kolaylıkla yok edilebilir. Virüsün bulaştığı tüm yüzeyler özenle temizlenmelidir. Çamaşır suyu ile dezenfeksiyon oldukça etkili olacaktır. Virüsle temas etmiş tüm nesneler 5 dk süre ile çamaşır suyuna batırılmalıdır. Battaniye ve kıyafet gibi eşyalar, çamaşır makinesinde sıcak su ve çamaşır suyu ile normal yıkamada yıkanarak virüsten kurtulunabilir.  Çamaşır suyu kullanımına uygun olmayan eşya ve nesnelerde, bol sabun ve su ile iyice yıkanarak dekontamine edilebilir. Döşemeli mobilyalar, ilgili temizlik malzemeleri ile temizlenebilir ancak bir kedi tarafından kontamine olmuş bir mobilya bir süre için virüs kaynağı olarak hizmet eder.

Enfekte bir kedi ile haşır neşir olduktan sonra mutlaka eller bol su ve sabun ile yıkanıp (tırnak içlerinin derin temizliği sağlanarak) ardından alkol bazlı el dezenfeksiyonu kullanarak iyice dezenfekte edilmelidir.

 

Herpes Virüs enfeksiyonu için en çok hangi kediler risk altındadır?

Tüm kediler herpes virüs ile enfekte olabilir ancak, enfeksiyon için bebek kediler ve kronik rahatsızlığı olanlar daha büyük risk  altındadırlar. Pasif virüs taşıyıcı olan gebe kedilerin yavruları doğumdan sonra enfekte olabilirler. Bu yavru kedilerde semptomlar genellikle doğumdan birkaç hafta sonra gözlemlenebilir ve enfeksiyon ciddi sonuçlara yol açabilir.

 

Herpes Virüs enfeksiyonunun klinik belirtileri nelerdir?

Herpes Virüs için genel belirtiler; burun, boğaz ve göz akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı, aşırı göz kırpma, şaşılık ve berrak ya da kalın sulu sarı ve yeşil renkte gözlemlenen iltihaplı göz akıntısı denilebilir. Bu virüs ayrıca kornea ülserine neden olabilir. Kronik ve şiddetli olan enfeksiyon durumlarında kornea yaralarına ve göz kuruluğuna neden olabilir. Diğer spesifik olmayan semptomlar ateş, yorgunluk (uyuşuk ve yavaş hareketlerle gözlemlenebilir.) iştahsızlık gibi durumlardır.

 

Herpes Virüs  nasıl teşhis edilir?

Birkaç farklı enfeksiyon türü, kedilerde üst solunum yolu hastalıklarına neden olabilir. Bu virüsün teşhisinde ilk gözlemlenen durum, kedinin kornea enfeksiyonunun gözlemlenebilmesidir. Öncelikle kedinin tıbbı geçmişi, fizik muayene bulgularıyla veteriner hekim tarafından teşhis edilir. Kedinin gözyaşı durumunu değerlendirebilmek için veteriner hekim Schirmer gözyaşı testi uygulamasıyla, virüsün varlığını teşhiste etkili dayanaklardan destek isteyebilir.

Herpes virüs partiküllerinin tanımlaması için, burun, göz ve boğazdan akıntı örnekleri alınabilir. Ancak virüs pasif halde kedide beklemedeyse, teşhisi fiziki muayene ya da testlerle teşhis etmek oldukça zordur.

Herpes Virüs Enfeksiyonunun Tedavisi Nedir?

FVR’nin neden olduğu komplike olmayan bir enfeksiyon durumunda kediler genellikle semptomatik olarak tedavi edilir. Tedavi, veteriner hekimin teşhisine ve kedinin gösterdiği spesifik belirtilere göre şekillenir.

Gözlerdeki akıntı durumları, göz ilaçları ile tedavi edilir. Gözlerde oluşabilecek kalıcı hasarların önüne geçmek adına agresif olarak uygulanacak bir tedavi yöntemi oldukça önemlidir. Antibiyotikler yavru kedilerde, bakteriyel enfeksiyonların hastalığı komplike hale getirmesini önlemek için sıklıkla veteriner hekimler tarafından reçete edilir. Haplar, yemek borusunda ciddi hasarlara yol açabilecekleri için, ilaçlar sıvı formda uygulama gerektirir. Hap kullanılması gerekiyorsa üzeri kapatılmalı ve sonrasında en az 6 ml su verilmelidir.  Mutlaka ve mutlaka veteriner hekiminizin uygulayacağı tedavilere uymak ve onların bilgisi dışında hareket etmemek, kedinizin sağlığı için çok önemlidir.

 

Evdeki diğer kediler enfeksiyon riski altında mı?

Akut FVR enfeksiyonu olan bir kedi, kuluçka döneminde ve semptomların ortaya çıkmasından sonraki üç haftaya kadar diğer kedilere bulaşabilir. Taşıyıcı olan bir kedi her zaman diğer kedilere bulaştırabilir. Aşılanmamış, genç veya altta yatan kronik sorunları olan kedilerde enfeksiyon riski artar. Yeterince aşılanmış yetişkin kedilerde muhtemelen sadece hafif bir hastalık vakası gelişir ve bu durum tedavi olmaksızın düzelebilir. Etkilenen kediler, hastalığın daha fazla yayılmasını önlemek için diğer kedilerden izole edilmelidir. Herhangi bir bulaşıcı hastalığın bulaşmasını en aza indirmek için yeni bir kediyi evinizdeki diğer kedilerden en az bir ila iki hafta izole etmek her zaman ihtiyatlı bir davranıştır.

 

Ailem risk altında mı?

Kedilerde herpes virüs neden olduğu bulaşıcı hastalıklar yalnızca kedilerde bulaşıcıdır. Ancak bazı durumlarda üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan bakteriyel enfeksiyonlar olabilir. Bu tip durumlardan kendinizi korumak için bol su ve sabunla ellerin hijyeni önemlidir. Kediniz hastaysa, ailenizden herhangi biri solunum yolu enfeksiyonu belirtileri geliştirirse aile hekiminize danışın.

 

Herpes Virüsün sebep olduğu Hastalıkları Önlemenin Yolları

Kedilerde bu hastalığı önlemenin en önemli yolu aşılamadır ancak VR aşısı, kediniz virüse maruz kalırsa enfeksiyonun oluşmasını tamamen engellemez. Enfeksiyonun şiddetinin önemli ölçüde azaltarak, hastalığın hafif belirtilerle atlatılmasını sağlar. Bu virüslere karşı katı bağışıklık uzun vadeli değildir ve yüksek dozda virüse maruz bırakılarak üstesinden gelinebilir. Bu nedenle, FVR aşısının düzenli olarak desteklenmesi gerekmektedir. Veteriner hekiminiz, kediniz için yaşam tarzına ve hastalık riskine göre önerilen takviye programı hakkında size tavsiyede bulunacaktır.

Kedi aşıları hakkında daha fazla bilgi sahibi olun.

 


23/Kas/2022

Evcil dostunuz eklem ağrısı çekiyorsa, glukozaminin onun tedavisinde büyük destek olacağını duymuş olabilirsiniz. Glukozamin köpekler için en büyük destek takviyelerinden biridir. Size yardımcı olabilmek için, konu ile ilgili tüm bilgileri tek makale içerisinde toplamaya çalıştık.

 

Glukozamin Nedir?

Glukozamin, vücut tarafından doğal olarak üretilen bir şeker türüdür. Eklemlerde kıkırdak oluşumuna ve onarımına yardımcı olur. Kıkırdak, bir eklemdeki kemiklerin uçlarını kaplayan kaygan, şok emici dokudur. Kemiklerin bağlantı noktalarında, birbirleriyle rahat hareket etmesini sağlar.

Yani özetle, glukozamin, sağlıklı kıkırdak ve eklem fonksiyonunu korumak için gerekli olan glukoz (bir şeker) ve glutaminden (bir amino asit) doğal olarak oluşan bir bileşiktir. Kıkırdak matrisinin bir yapı taşıdır, kıkırdak hücrelerinin büyümesini uyarır ve ayrıca eklemleri yağlayan bir sıvıyı normalleştirdiği bilinmektedir.

Glukozamin köpeğinizin vücudu tarafından doğal olarak üretilir, ancak zamanla doğal üretimi eklem hasarını önlemede yetersiz kalır ve takviye edilmesi gerekir. Takviye içerikleri genellikle, karides, istiridye veya yengeç gibi bazı kabuklu deniz hayvanlarından elde edilir. Bu önemli besin maddesinin rezervini artırmaya yardımcı olur. Glukozamin, dejeneratif eklem hastalığı için bir tedavi olmasa da, köpeğinizin daha rahat hissetmesine ve daha uzun süre hareket halinde kalmasına yardımcı olabilir.

 

Kedi ve Köpekler için Glukozaminin Faydaları Nelerdir?

Zaman içinde vucütta azalan glukozamin üretimi, kedi ve köpeklerde ağrılı süreçlerin başlaması anlamına gelecektir. Gukozamin içerikli kedi ve köpek takviyeleri, onlar için mükemmel destekleyici ürünlerdir.

Genel olarak, araştırmalar glukozaminin:

*Kedi ve Köpeklerin daha konforlu hareket etmelerini sağlamak amacı ile, eklem noktalarına sıvı takviyesi sağlar.

*Eklem noktalarında itihap varsa, bu iltihabı azaltır. (Kronik iltihap, eklem düşmanıdır.)

*Artan ve konforlu hareket yetkinliği sağlar.

Tıpkı biz insalardaki gibi, kedi ve köpeklerde de kemik uçları amortisör görevi üstlenen ince ve süngerimsi bir kıkırdak tabakasıyla kaplıdır. Ve kemik ve kıkırdak çevresinde, kemik ve kıkırdak yapısının sağlıklı hareket etmesi için kaygalaştırıcı görevi gören Sinovyal Sıvı adında bir sıvı maddesi ile çevrilidir.

Bu durum devreye girdiğinde, travma ve basınç nedeniyle kıkırdak yapısı ve eklem sıvısı bozulur. Köpeğin hareket konforunu bitirir ve sert yürüyüş modeline ve ağrılı rahatsızlıklara sebep olur. Zaman içinde artarak kemiklerin birbirine sürtmesine ve bu durum da kemik uçlarında büyümeye neden olur. Sonuç olarak, siz köpeğinizin acı çektiğini ve zor hareket ettiğini gözlemlersiniz. Tam olarak bu noktada devreye glukozamin giriyor. Glukozamin takviyeleri sayesinde, kıkırdak büyümesini uyarmaya ve sıvıyı kalınlaştırmaya yardımcı olarak, eklem işlevinin sağlıklı şekilde ilerlemesine yardımcı olur. Bu sebeple, glukozamin takviyeleri kedi ve köpeklerin konforlu hareket kabiliyetlerini devam ettirmeleri için onlara mükemmel derecede destekçidir.

 

Evcil Hayvanımın Glukozamine İhtiyacı Var mı?

Kedi ve Köpeklerde artrit, ağrılı ve hareket güçlüğü etkisi yaratan bir süreçtir. Artritli köpeklerde, eklem içindeki kıkırdak zarar gördüğü için, kemiklerin birbirine sürtmesine neden olur.

Glukozamin desteği, kedi ve köpek artritiyle ilişkili ağrı ve hareket konforunu sağlamak isteyen evcil hayvan sahipleri için önemli bir bileşendir. Artrit, eklem hareketliliğini etkilen, topal harekete neden olan ve eklem iltihabı ile ilişkili bir eklem hastalığıdır. Artrit başlangıcı, enfeksiyona bağlı veya yaralanmalara bağlı gelişebilir. Eklem deformitesi, köpeğinizin aşırı kilolu olması gibi nedenlerle ya da köpeğin aşırı stresli olması gibi alttan yatan sebeplerden kaynaklanabilir. Her ne sebepten olursa olsun, zamanla bu durum kötüye gider ve köpeğiniz yaşlandıkça belirtiler kendini göstermeye başlar.

 

Köpeklerde ve Kedilerde Glukozamin İşe Yarar mı?

Glukozamin hali hazırda yıllardır, insanlar için eklem ağrısı tedavilerinde kullanılmaktadır. Ancak, elbette insan vücudu ve evcil hayvan vücudu birbirinden farklıdır. Çalışmalar sonucunda, glukozaminin kedi ve köpeklerde de işe yaradığının ve tedavi yöntemi olarak kullanabileceğini kanıtlamışlardır. Özellikle 2007 yılında yapılan büyük bir çalışma sonucunda, glukozamin takviyelerinin köpekler üzerinde bir kaç reçeteli ağrı kesici kadar etkili olduğu kanıtlanmak üzere 16 farklı klinik deney ile incelendi. 1960 ve 1999 yılları arasında yürütülmüş klinik deneyleri gözden geçiren başka bir çalışmada ise, gene elde edilen sonuçların kedi ve köpekler için de faydalı olabileceği sonucuna vardı.

 

En İyi Glukozamin Nedir?

Oral yolla verilen takviye modelleri, evcil hayvan sahiplerinin kedi ve köpeklerine glukozamin vermede kullandıkları ve en çok tercih ettikleri modeldir. Diğer bir takviye modeli enjeksiyondur. Enjekte edilebilen glukozamin olsa da, oral yolla olana nazaran bütçe olarak daha yüksek ve ulaşması daha zordur. Elbette, köpeğinizin tercihi de bu nokta da önemlidir. Yutma da güçlük çekildiği veya oral yolla kullandırılamadığı noktalarda, enjeksiyon tercih edilmek zorunda kalınabilir. Yarar ve faydaları sebebiyle, bazı mama markaları, içeriklerine glukozamin ekliyor ancak kullanılan seviye, tedavi veya ağrı kesme noktasında yetersiz kalacaktır. (köpeğin aşır ve aşırı mama tüketmesi gerekir.)

Oral takviye modelleri arasında, çiğnenebilir tabletler, sıvır formlar veya toz formlar mevcuttur. Hepsi eşit derecede etkilidir. Hangisi ile ilerleyeceğinize daha çok köpeğiniz karar verecek. Düzenli kullanıma istekli olması ve tüketebilir olması bu noktada çok önemli.

Burada değerlendirilmesi gereken önemli nokta, oral takviyede glukozamine ek olarak diğer hangi bileşenlerin bulunduğudur. Bu noktada veteriner hekiminizin önerisi ve tedavisi önemlidir.

 

Glukozamin Ne Kadar Kullanılır?

Yalnızca genel bir fikir vermek adına, kedi ve köpeklerin, her gün 25 kilo vücut ağırlığı başına 500 mg glukozamine ihtiyaçları vardır. Eğer glukozamin takviyesine ihtiyaç duyulan bir köpeğiniz varsa, köpeğin yaşı, vücut ağırlığı, cinsiyeti gibi bir çok faktör değerlendirme aşamasında önemlidir. Köpeğiniz için glukozamin dozu ayarlama noktasında, oluşabilecek semptomların değerlendirilmesi vb., kullanım program ve planı için en iyi kararı veteriner hekiminiz verecektir.

 

Glukozamin Güvenli mi?

Yapılan araştırmalar sonucunda, herhangi bir biçimde glukozamin kullanımının kedi ve köpekler için  pek bir yan etkisi gözlemlenmemiştir. Ancak, dikkat edilmesi gereken önemli nokta, uygulanacak takviyeye köpeğinizin göstereceği alerjik reaksiyonlardır. Olumsuz beklenebilecek reaksiyonlar arasında, kusma, ishal, yorgunluk, aşırı uyku hali veya nefes almada güçlük, artan idrara çıkma ve susuzluk izlenebilir. Bu tip durumlarda acilen veteriner hekime başvurmalısınız.

 

Glukozamin Vermeli miyim?

Glukozamin takviyesi, ağrılı eklem rahatsızlıklarında köpeğinizin yaşam kalitesinde ciddi farklar yaratabilir  ve gözlemlenen risk faktörleri oldukça azdır. Unutmayın ki evcil hayvanınızın bir numaralı savunucusu sizsiniz. Daha bilgili tartışma için, eğer köpeğinizde bu tip rahatsızlıklar izliyorsanız veteriner hekiminizden destek alın.

 

Acil bir durumda ne yapmalıyım?

İlacın aşırı dozdan veya olumsuz bir reaksiyondan şüpheleniyorsanız, derhal veteriner hekiminizi arayın. Eğer hekiminiz müsait değilse bile, bir acil durum tesisi ile iletişime geçmek için talimatlarını takip edin.

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz:


07/Kas/2022

Hepimiz köpeklerimizin etrafta koşturduğunu ve oynadığını sonra aniden arka bacaklarını kulağına kaldırıp kaşımak için çırpındığını gözlemleriz ya da kanepede uzanırken bir anda patilerinin arasındaki kürkü kemirebilir. Her iki durumda da köpeğinizin hoşuna gitmeyen kaşınma ihtiyacı olduğunu basitçe anlayabilirsiniz. Köpeklerde ara sıra kaşıntı normal kabul edilir ancak aşırı kaşıntı genellikle tüylü arkadaşınızda bir sorun olduğuna dair bir uyarı işaretidir. Köpeğiniz normalden daha fazla kaşınıyorsa pire veya deri enfeksiyonu gibi bir sorunu olabilir. Ama aynı zamanda egzama belirtisi de olabilir!

Tıpkı insanlar gibi tüylü arkadaşınız da egzamaya yakalanabilir ve bu, insanlarda görülen egzamaya nispeten benzer. Köpeklerde egzama da oldukça yaygındır, ancak çok az sayıda evcil hayvan sahibi, köpeklerinin bu kaşıntılı, rahatsız edici duruma sahip olabileceğinin farkındadır.

Köpeklerde (ve insanlarda) egzama, “atopik dermatit” klinik adıyla bilinir. Köpeklerde cilt rahatsızlıkları yaygındır ve atopik dermatit, veterinerler tarafından en sık görülenlerden biridir ve tüm köpeklerin %10-15’ini etkilediğine inanılmaktadır. Tıpkı insanlarda olduğu gibi, köpeklerde de egzama derilerini etkileyerek kaşıntı ve iltihaplanmaya neden olur. Aynı zamanda uzun süreli veya “kronik” bir durumdur, bu da köpeğinizin hayatı boyunca bu deri rahatsızlığını yaşayabileceği anlamına gelir.

Egzama yaşamı tehdit eden bir durum değildir, ancak köpeğiniz için çok rahatsız edicidir ve yaşam kalitesini etkileyecektir. Ayrıca, onları sağlıklarını riske atabilecek ikincil enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakır.

KÖPEKLERDE EGZEMA NEDENLERİ NELERDİR?

Köpeklerde egzama genellikle alerjik reaksiyonun sonucu olan atopik dermatit ile bağlantılıdır. Bu, köpeğinizin yediği bir şeyin veya çevrede derisiyle temas eden bir şeyin alerjik reaksiyonu tetiklediği anlamına gelir. Alerjik reaksiyon, iltihaplanmaya neden olan aşırı aktif bağışıklık tepkisidir.

Enflamasyonun kendisi de rahatsız edicidir ve sıklıkla döküntüler ve çok kaşıntılı kuru ciltte ağrılı lekeler gibi semptomlara neden olur!

Köpeğiniz bu semptomlardan doğan kaşıntıyı hafifletmek için ağrılı noktalarını kaşır, ısırır ve yalar, ama bu cildi tahriş eder ve enfeksiyona neden olabilir. Enfeksiyon daha sonra iltihabı ve kaşıntıyı daha da kötüleştirir.

KÖPEKLERDE ALERJİ VE ATOPİK DERMATİTİN ORTAK NEDENLERİ:

Gıda alerjileri veya intoleransları

parazitler

Polen

Tahriş edici bitkilerle temas

Kimyasallara maruz kalma (ev temizleyicileri, böcek ilaçları vb.)

Kaşıntılı ve rahatsız edici cilt her zaman alerjilerin bir sonucu değildir, aynı zamanda çok sıcak veya çok soğuk havalardan da kaynaklanabilir. Tıpkı insanlarda olduğu gibi, bu durumlarda köpeğinizin cildi kuruyabilir ve kaşınabilir.

Egzamanın diğer bir yaygın nedeni enfeksiyonlardır ve bunlara virüs, bakteri veya mantar neden olabilir. Ne yazık ki, egzama ve ağrılı cildi kaşımak ikincil enfeksiyonlara yol açabilir, çünkü diğer kötü patojenler kırık cilt yoluyla vücuda girebilir.

Genetik, köpeklerde egzama nedeninde önemli bir rol oynar, çünkü ebeveynleri bu duruma sahipse bir köpeğin egzamaya sahip olması çok daha olasıdır.

Doğal Egzama İlaçları Nelerdir?

Etkilenen cildi tedavi etme süreci oldukça zaman alıcı olabilir, çünkü her yöntem altta yatan sorunu çözmek için uzun vadeli bir sürecin parçasıdır. Mümkün olduğu kadar çok canlıyı öldürmek için köpeğin iki günde bir sirke veya bitkisel solüsyonla yıkanması gerekir. Sonraki banyoları normalde olduğu gibi yaptırılabilir; bu da, kötü kokuların kalıcı olmasını önleme avantajına sahiptir.  Bir alerjinin nedenini belirlemek, veterinerin veya sahiplerinin köpeği olası uyaranlarla tanıştırmadan önce sıkı bir şekilde kontrol edilen bir ortama yerleştirmesini gerektirecektir. Alternatif olarak, köpeğin derisinin bir kısmı tıraş edilebilir ve meydana gelebilecek herhangi bir reaksiyonu ölçmek için farklı noktalara potansiyel alerjenler uygulanabilir. Son olarak, köpeğinizin hissettiği rahatsızlık için gerçek bir rahatlama önerisi olarak, etkilenen bölgeyi serin ve nemli tutup, sahibinin düzenli olarak, veteriner hekimin vereceği bir solüsyon uygulaması olacaktır. Köpeğin hapları reddetmeye başlamamasını sağlamak için, gıda takviyelerinin hayvanın normal öğünlerine dikkatlice karıştırılması önerilir.

Köpeklerde Doğal Egzama Tedavilerinin Etkinliği 

Genel anlamda, köpekerde doğal egzama ilaçlarının etkileri tatmin edici olma eğilimindedir, ancak bazı ırkların tedaviye karşı farklı seviyelerde alıcılığı olabilir. Farklı alerjenlere karşı bağışıklık geliştirmek diğerlerine göre daha zor olabileceğinden, bazen antihistaminik ilaçların kullanılmasını gerektirebilir ve herhangi bir etkinin kalıcılığı vakadan vakaya farklılık gösterir. Sentetik ilaçlar gibi alternatif tedaviler, bu tür ilaçların konsantre doğası nedeniyle bazı köpekler için daha iyi sonuçlar verebilir. Bununla birlikte, kullanılan ürünlerin köpeklerde kullanılmak üzere özel olarak formüle edildiğinden ve toksik buldukları maddeleri (çinko gibi) içermediğinden emin olmak önemlidir.

Köpeklerde Doğal Egzama Tedavisi

Egzama, başarıyla tedavi edildikten sonra, cildin iyileşmesini sağlamak için köpeğin kısa bir dinlenme süresine ihtiyacı olacaktır. Derinin gerçekten tahriş olduğu ve yaraların oluştuğu durumlarda, enfeksiyon kapma olasılığını azaltmak için köpeğin açık hava aktivitelerini kısıtlamak ihtiyatlı olabilir. Bu durumun nedeninin köpeğin mamasında bulunan bir alerjen olduğu tespit edilirse, belirli öğünlerin aşamalı olarak yavaş yavaş kesilmesi için birkaç hafta verilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Tedavi tatmin ediciyse, veteriner genellikle bir takip randevusu almayı gerekli görmez, ancak kötü görünen ve tahriş olmuş cilt gibi komplikasyonlar kliniğe tekrar ziyaret gerektirebilir.

Köpeklerde Doğal Egzama Tedavilerinin Maliyeti

Yulaf ezmesi, biberiye veya papatya gibi malzemelerin genellikle fiyatları uygun olduğu için, egzama tedavisinde doğal ilaçların çoğunun maliyeti minimumdur. Ek olarak, çoğu bitkiyi kendi bahçenizde yetiştirebilir, bu da hem erişim kolaylığı sağlar hem de mali yükü daha da azaltır. Omega yağları ve iyot gibi hap şeklinde bulunabilen takviyeler genellikle biraz daha pahalıya mal olur. Bunlar, insan yapımı nemlendiriciler ve ilaçlarla aynı harcama düzeyinde olmayacak olsa da, bir şişe yüksek kaliteli köpeğe özgü ürün (steroid krem gibi) için bitkisel olan ürünlerin giderine nazaran yüksek maliyetli bütçe hesaplanabilir. Bununla birlikte, sentetik bir seçenek daha hızlı sonuçlar verebilir, bu nedenle ciddi durumlarda paraya değebilir. Ve her durumda veteriner hekiminizden destek almayı unutmayın.

Köpeklerde Egzama için Doğal  Çözümlerindeki Önemli Hususlar

Egzama için doğal ilaçlar genellikle oldukça etkili olsa da, birçok sahip, sentetik alternatiflerden daha az etkili olabileceğinden endişe ediyor.  Bu bir dereceye kadar doğrudur, çünkü ciddi bir egzama vakasını çözmek için hızlı etkili ve güçlü bir çözüme ihtiyaç duyabilir. Daha zayıf bir tedavi yönteminin fazla bir etkisi olmayabilir, potansiyel olarak akarların ve pirelerin daha fazla hasara ve tahrişe neden olarak enfeksiyon riskini artırmasına izin verir.  Köpeğiniz için doğal bir çarenin uygun yaklaşım olduğundan emin olmak için, bir tedaviye karar vermeden önce bir veterinere danışmak her zaman akıllıca olacaktır.

Köpeklerde Egzamayı Önlemenin Yolları

Köpeğinizi egzamadan korunmasına yardımcı olmak için atılabilecek birkaç temel adım vardır.  Bunlardan ilki, mümkün olduğu kadar gıdalarına herhangi bir tür tahıl koymaktan kaçınmaktır. Bu bitkiler insan beslenmesinin temel bir parçasını oluştursalar da, özellikle köpeklerin bağırsaklarını tahriş edebilirler ve sonuçta cilt sorunlarına neden olan yetersiz beslenme ve alerjik reaksiyonlarla sonuçlanabilecek bir dizi sindirim sorununa neden olabilirler. Aynı zamanda, havadaki yüksek polen seviyelerine bir tepki olarak, durumun ilkbaharda kendini göstermesi de biraz yaygındır. Sahipler, akşamları geç saatlerde ve sabah erken saatlerde köpeği gezdirerek, gündüzleri bitkiler tarafından salınan çok miktarda polenle karşılaşmaktan koruyabilirler.  Benzer şekilde, kış aylarındaki soğuk hava, havadaki kuruluk nedeniyle durumu tetikleyebilir. köpeğinizin sorunlu cilt bölgelerini nemli tutarak egzamanın alevlenmesini önleyebilirsiniz. Ve son olarak her zaman bir veteriner hekimden destek almak, sizi en doğru tedaviye ulaştıracaktır.

 


02/Kas/2022

*Kediler zaman zaman tüy yumağı ya da mide rahatsızlığı kaynaklı dolayı kusmalar yaşanabilir. Bu genellikle iyi huyludur.

*Unutulmaması gereken konu, kusma diğer ciddi hastalıkların da habercisi olabilir.

*Kedilerde kusma, diğer hastalıklar, gıda alerjileri, parazitler ve daha pek çok rahatsızlık nedeniyle nüksedebilir.

*Kusma tedavisi, rahatsızlığın nedenine bağlı olacaktır.

Kedi sahipleri genellikle, kusmanın o farklı sesine oldukça aşinadır. Ama hepimiz bunu duyduk diye, bunun düzenli bir olay olması gerektiği anlamına gelmez.

Kedilerde kusma erken teşhis için gözlemlenebilen, bir hastalığın habercisi olabilir. Bu sebeple kedinizde sık sık tekrarlayan kusma görüldüğünde, ilgili şekilde müdahale edilmesi önemlidir.

Kediler Ne Sıklıkta Kusar?

Bazı kedilerin sadece “kustuğunu” düşünürdük ama kronik kusmanın altta yatan bir sorunun işareti olduğunu biliyoruz. Kediler titiz ve bakımlı hayvanladır. Bu davranışları sebebiyle kendilerini temizlerken çok fazla tüy yutar ve  ara sıra tüy yumağı kusması normaldir, ancak tüy yumağı kusmuk içinde gözlemlenmiyorsa, ciddi bir hastalığın habercisi olabilir.

Kedinizin kusma sıklığı arttıysa veya kusmuk içinde hoş olmayan kan vb. gözlemlerde bulunduysanız bu durumu bir veteriner hekimle konuşmak en doğru çözüm olacaktır.

Kedi Kusması Türleri

Kediler çok değişik sebeplerle kusabilir ve kusmuk görseli bu nedenlere bağlı olarak farklılık gösterir.

Çoğu kedi sahibi, normal kusma sırasında kedilerinin çok miktarda tüy yutmasından kaynaklı ortaya çıkan tüy yumaklarına aşinadır. Bu tüyler sindirilemez ve sindirim sisteminden geri çıkabilir.

Ciddi sebeplere bağlı oluşan kusmuk içerisinde safra, kan, mukus ya da sindirilmiş yiyecekleri görebilirsiniz. Kusmanın sayısı, zamanı ve görselini gözlemlemek ve not almak, veteriner hekiminize durumla ilgili bilgi aktarırken, kedinizin sağlığı için faydalı olacaktır.

Evcil hayvan ebeveynlerinin normal kusma ve tuhaf görünümlü kusmuk arasındaki farkların, farkında olmaları da yararlı olabilir.

Kedilerde kusma, mide ve üst bağırsak içeriğinin zorla dışarı atılmasıdır, doymuşluk ise içeriğin ağız, boğaz ve yemek borusundan dışarı atılmasıdır. Kedilerde kusma genel anlamda kısa sürer ve kediniz iyi görünmez, salya akıtır, öğürür ve karın bölgesindeki şişlik gözle gözlemlenebilir seviyede olur. Tüm bu süreç sonunda da kusma işlemi gerçekleşir.

Gözlemlenebilirlik açısından, regürjitasyon, uyarı vermeden hızlı ve sıklıkla gerçekleşir. Kediniz bir dakika içerisinde sağlıklı görünümüne kavuşur, ve akabinde öğürmeden ya da kasılmadan tükürerek kusmuğu dışarı atar. Bu iki farklı durumu gözlemlemeniz, veteriner hekiminizle paylaşacağınız bilgi açısından çok önemlidir.

Kedi sahipleri teşhis koyabilmek adına, kusmuğun rengi ya da kıvamına göre gözlem yapmak isterler. Ancak bir hekim tarafından dahi göz yorumu ile oldukça zor konulabilen bu teşhisin, evcil hayvan ebeveyni tarafında konulması çok kolay değildir. Bir kedinin kusmuğunun rengi, kedinin ne yediğine (gıda dışı öğeler dahil!), mamada kullanılan boyalara veya kedinin yediği mamalara ve bir dizi başka faktörlere bağlı olarak değişebilir.

Bu nedenle, renk durumunu inceleme, kedinizin kusmasının nedenini teşhis etmenin güvenilir bir yolu değildir. Aşağıdaki maddeler size yardımcı olacaktır, ancak en iyi ve doğru yanıt için bir veteriner hekimle konuşmalısınız.

*Sarı, turuncu ya da kahverengi: Mide içerisinde tamamen sindirilmemiş gıda ve safra sebebiyle oluşabilir.

*Kırmızı veya pembe: Kan varlığını gösterebilir. Veya mamanın içerisinde kullanılan yabancı maddeler/boyalardan kaynaklanabilir.

*Şeffaf veya beyaz: Yemek borusundan tükürüğün geri gelmesi veya kedinin aç karnına kusması nedeniyle ortaya çıkabilir.

*Yeşil: Safra kaynaklı ya da içerisinde yeşil boya bulunan mama ya da yabancı madde tüketmesi kaynaklı olabilir.

*Siyah veya Kahverengi: Kahve tonlarında gözlemlenen kedi kusmuğu, sindirim sisteminde yaşanan bir iç kanamanın ciddi habercisi olabilir ve bu durumu gözlemlediğinizde en hızlı şekilde veteriner hekiminizle iletişime geçmeniz gereklidir.

Yukarı sıraladığımız maddeler, kusmanın teşhisi için yeterli ya da kapsamlı değildir. Tam ve doğru bir teşhs için veteriner hekiminizden destek almanızı tavsiye ederiz.

Kediler Neden Kusar? Kedi Kusmasının 7 Nedeni

İnsanlarda olduğu gibi kediler de pek çok sebebe bağlı olarak kusabilirler. Bu yaşananlar kötü durumun sebepleri bazen çok masum olabilirken ve iyi huylu olarak gözlemlenirken, diğer sebepleri ise çok ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilir.

İşte kedilerin kusmasının en yaygın nedenlerinden birkaçı;

*Tüy topları

*Mide ve bağırsak iltihabı

*Yabancı Cisimler veya Tıkanmalar

*Gıda Alerjileri ve İnflamatuar Bağırsak Hastalığı

*Sistemik Hastalıklar

*Parazitler

*Kanser

Kedimizdeki Kusma Sebebiyle Ne Zaman Endişelenmeliyiz?

Kedilerin belli periyotlarla tüy topu kusması normal kabul edilr ancak kusma sayısındaki sıklık, kusmuğun hacmi ya da kıvamı endişe sebepleri yaratabilir.

Özellikle aşağıdaki sebeplerin kedilerdeki kusma ile olan ilişkisi, size kötü bir durumun haberini vermek adına yardımcı olacaktır;

İştah kaybı

Alerji

Ateş

İshal

Sağlık ve normal davranışlarındaki diğer değişiklikler

Kedinizde yukarıda sıraladığımız belirtileri kusma ile birlikte gözlemlediğinizde, bir veteriner hekimle acilen iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Kedi Kusma Tedavisi

Tedavi yönteminin belirlenmesi için öncelikle kusmanın hangi sebepten kaynaklandığını bulmak en doğru yol olacaktır.

Sistemik hastalıklar olan kanser ya da böbrek yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklardan kaynaklanıyorsa, öncelikle hastalığın kendisini tedavi etmek en doğru çözüm olacaktır.

Tüy yumağı veya gastroenterite bağlı hafif kusma vakaları için, veteriner hekiminiz ilgili ilaçları destekleyici olarak bakımı için reçete edebilir.

Kedinizin kusması beslenmesine bağlı olarak gelişiyor olabilir, gıda alerjisi ya da iltihaplı bağırsak hastalığı sebepli olabilir ve bu durumda veteriner hekiminiz direktifiyle beslenmesine diyet uygulanacaktır.

Yabancı bir cisim veya sindirim sistemi yolu tıkanması nedeniyle kusma özellikle ciddidir. Yuttuğu cisimler kendi başlarına çıkamaz ve müdahale edilmezse ciddi sonuçlar yaşatabilir. Bu tür kusmayı tedavi etmek için veterineriniz, yabancı maddeyi ve hasarlı bağırsak bölümlerini tedavi etmek için acil ameliyat önerebilir.

Kedi Kusmasını Evde Nasıl Tedavi Edebiliriz?

Öncelikle ilk atmanız gereken adım, bir veteriner hekimden destek almaktır. Kendi başınıza koyacağınız teşhis yanlış olabilir ve evcil hayvanınızı sizden koparabilir. Yabancı bir cisim yutmasıyla yaşanan tıkanıklık sebepli kusma, doğru şekilde müdahale edilmezse çok ciddi sonuçlara sebep verebilir ve hatta ölümle sonuçlanabilir.

Tüy topları kedinizin sindirim sistemini yoruyorsa ve yaşanan kusmalar tüyler yüzünden yaşanıyorsa, veteriner hekiminiz onun rahatlaması için reçetesiz kullanabileceğiniz ve kedinize yardımcı olacak tedavi yöntemlerini sizinle paylaşacaktır.

Veteriner hekim tarafından size verilmediği sürece asla reçeteli ya da reçetesiz hiçbir ilacı kedinize vermeyin. Ve kedinize asla bizler için olan ilaçları vermeyin.

Tüylü dostlarımızın yaşadığı tüm problemler için her zaman bir veteriner hekimden destek almayı aksatmayın.


06/Ağu/2022

Kedi kısırlaştırma işlemi, günümüzde pek çok kediye uygulanan ve uygulanması da uzman veteriner hekimler tarafından tavsiye edilen işlemlerden bir tanesidir. Kedilerin de diğer tüm canlılar gibi hormon sistemleri mevcuttur ve içgüdüsel olarak yaşamlarında bu hormon sistemlerinden salgılanan hormonlara göre birtakım davranışlar sergilerler.

Çiftleşme isteği de kedilerde bulunan üreme hormonunun var olması ile meydana gelmektedir. Bu sebeple kediler içgüdüsel olarak çiftleşmek isterler. Fakat kediler için çiftleşmek bazen kötü sonuçlar ortaya çıkarabilir. Buna en büyük örnek olarak kediler bazı hastalıkları çiftleştikleri diğer kedilerden kolayca kapabilmektedir. Bir ev kedisi dışarıdaki bir kedi ile çiftleştiği zaman çok ağır bir hastalık kapabilir ve bünyesi bu hastalığı kaldıramayarak hayatını kaybedebilir. Bu nedenle kedilerin kısırlaştırılmasının veteriner hekimler tarafından onaylandığı bilinmektedir.

Kedilerin kısırlaştırılmasının bir diğer önemli sebebi ise bir doğumda çok fazla sayıda yavru dünyaya getirebilmeleridir. Kediler çiftleştikten sonra doğum esnasında 3, 4, 5 ya da 6 yavru dünyaya getirebilmektedir. Bu nedenle tüm bu kedilerin bakımı çok zor olmaktadır. Ve maalesef ki çok sayıda doğum yapan kedilerin yavrularının doğum kilosu daha düşük olur, vücut bağışıklık sistemi de zayıf olur. Bu nedenle kediler kolay bir şekilde hastalıklara yakalanıp çok kısa sürede hayatını kaybedebilmektedir. Bu nedenle kedi kısırlaştırma işlemi günümüzde çokça uygulanan bir işlemdir.

 

Kedi Kısırlaştırmanın Faydaları Nelerdir?

Kedi kısırlaştırmanın hayvanlara çok daha fazla yararı vardır. Bu yararlara kısaca bir göz atalım:

  • Kedi kısırlaştırmak hayvanları pek çok ölümcül hastalıktan korumaktadır. Bu hastalıklara örnek olarak kanser, metritis, yumurtalık kistleri, benign prostat hiperplazisi, perianal adenom ve pirometra gibi pek çok hastalık örnek verilebilir. Kedi kısırlaştırma işlemi sayesinde üreme organlarında yapılan operasyonlar ile birlikte bu hastalıkların olma imkanı ortadan kalkmaktadır.
  • Kediler üreme hormonları nedeni ile bazı üreme dönemlerinde saldırgan ve agresif olabilmektedir. Kısırlaştırma işlemi kedilerdeki üreme hormonu üretimini tamamen kaldırmaz, fakat üreme hormonun ciddi oranda az salgılanmasına sebebiyet vererek saldırganlık gibi davranışların azalmasına yardımcı olmaktadır.
  • Erkek kedilerde bölgesel mücadele ve işaretleme gibi içgüdüsel davranışlar da üreme hormonu ile ilişkilidir. Kedi kısırlaştırma işlemi ile birlikte üreme hormon üretimi azalacağından dolayı bu tarz içgüdüsel davranışlarda da azalma olacak ve kedilerin daha rahat bir yaşam sürmesi sağlanacaktır.
  • Dişi kediler ise erkek kedilere nazaran aşırı sevme davranışı gösterebilir. Bu durum da kısırlaştırma ile birlikte üreme hormonunun azalmasıyla sönümlenecektir.
  • Kediler hormonlarından ve içgüdülerinden dolayı bazı kavgalara girişebilir. Bunlardan ciddi yaralanan kediler çok sık görülmektedir. Kedinin bu bağlamda hayatının tehlikeye girmemesi için kedilerin kısırlaştırılması uygun görülmektedir.
  • Aynı şekilde bir başka kedi ile temasa geçmeleri ile birlikte bulaşıcı hastalık riskinden dolayı da kedi kısırlaştırmanın faydalı olduğu düşünülmektedir.
  • Kedilerin çoklu doğum yapabilme yetenekleri olduğu için kedilerin kısırlaştırılması ile birlikte bulunulan bölgedeki kedi popülasyonu kontrol altına alınabilecektir. Bu sayede o bölgedeki bulaşıcı hastalık riski de büyük bir oranda azalmış olacaktır.
  • Erkek kediler çiftleşme içgüdüsü ile birlikte evden ayrılıp eve gelmediği de olmaktadır. Bu durumdan sakınmak için erkek kedilerin kısırlaştırılmasının onların iyiliği yönünde olduğunu uzman veteriner hekimler söylemektedir.

 

Kedi Kısırlaştırma İşlemi Ne Zaman Yapılmalı?

Kedi kısırlaştırma işlemi için veteriner hekimlerin önerdiği bazı vakitler mevcuttur fakat kedinizin veteriner muayenesi ile birlikte hazır olup olmadığına karar verilmesine göre bu durum değişiklik gösterebilir. Genel olarak kedilerin kısırlaştırılma işlemi kediler cinsel olgunluğa ulaşmadan önce yapılır. Çünkü kediler cinsel olgunluğa ulaştıktan sonra agresiflik, işaretleme gibi bazı içgüdüsel davranışlar daha fazla ortaya çıkmaktadır. Bu davranışlar ortaya çıktıktan sonra sönümlenmesi biraz zaman alacağı için kedilerin kısırlaştırılma işlemi cinsel olgunluğa erişmeden önce yapılması gerekir.

Kedilerin kısırlaştırma işlemi bu nedenle yaklaşık olarak 6 aylıkken yapılabilir. Bu vakitten yaklaşık sekiz hafta ileri ya da geri olacak şekilde ameliyat tarihi belirlenebilir. Bu durum, kedinin cinsel olgunluğa gelme durumuna göre kediden kediye değişiklik gösterebilir. Veteriner hekiminiz en doğru zamanı sizin için belirleyecektir.

 

Kedi Kısırlaştırma İşlemi Nasıl Yapılır?

Kedi kısırlaştırma işlemi anatomik yapıları nedeni ile dişi ve erkek kedilerde farklı şekilde uygulanmaktadır. Erkek kedilerde testislerin çıkarılması gerekir ve bu işleme genel olarak kastrasyon adı verilmektedir. Dişi kedilerde ise rahim ve iki yumurtalık da alınarak hem oluşabilecek ölümcül hastalıkların riski ortadan kaldırılır, hem de kedi kısırlaştırılmış olur. Kedi kısırlaştırma işlemi ameliyat öncesi hazırlıkları saymazsak ortalama bir saat kadar sürmektedir. Ameliyat öncesinde kedinin bazı ön hazırlık işlemleri olmaktadır.

Ameliyat olmadan önce kedinin son 10 – 12 saat boyunca aç kalması gerekir. Bu sayede anestezi çok daha kolay bir şekilde vücuttan atılmaktadır. Ayrıca ameliyattan 6 saat öncesine kadar da artık su tüketiminin de olmaması gerekir. Daha sonra kedi için uygun olan anestezi miktarı doktorlar tarafından belirlenir ve kedi ameliyathane alınarak kısırlaştırma işlemine başlanır.

Kedi kısırlaştırma işlemi bir ameliyat olabilir, fakat bu işlem kedilere çok fazla uygulanan bir işlem olduğu için o kadar da ciddi bir operasyon değildir. Kedi ameliyat sonrası rahatlaması için birtakım ağrı kesiciler ile dinlendirilir ve kendisine geldiğinde veteriner hekimin onayı ile birlikte evine gidebilir. Eğer herhangi bir olumsuzluk ortaya çıkarsa mümkün olan en kısa süre içerisinde veteriner hekimin kedinizi tekrar görmesi gerekir.

Kedinin anestezi aldıktan sonra kendisine dönmesi için biraz beklemeye ihtiyaç vardır. Kedinin aldığı anestezi miktarına göre kendisine gelmesi 12 ya da 24 saati bulabilir. Daha sonra kedi günlük işlerine dönmeye başlayabilir. Fakat her zamanki gibi enerjik olması için birkaç gün geçmesi gerekebilir, bu durum sizi endişelendirmesin. İyileşme süreci 1 haftayı bulabilen kedi kısırlaştırma işlemi 1 hafta sonunda rahatlıkla bitecektir. Önemli olan nokta ameliyat sonrasında kedinin ameliyat yarası ile oynamaması gerektiğidir. Bunun için kediye bir kedi hunisi takılacaktır ve kedinin yarası ile oynama isteği bu şekilde engellenecektir.

Kedilerin ameliyat sonrası duruma göre ameliyat dikişlerini aldırması gerekebilir. Bunun için ameliyat sonrası 10 ya da 14. gün sonunda ameliyat için dikişlerinin alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Tabi ameliyat esnasında eriyen dikişler yapıldı ise bu işleme gerek kalmayacaktır.

Kedi kısırlaştırma işleminin kediler için oldukça yararlı olduğunu söyleyen veteriner hekimlerin sayısı çok fazladır. Fakat kedi sahipleri kedi kısırlaştırmanın günah olup olmadığı konusunda yine de bir ikileme düşebilmektedir.

 

Kedi Kısırlaştırma Günah Mı?

Kedi kısırlaştırmanın günah sayılabileceği düşüncesi, her bir canlı gibi kedilerin de özgür irade ve içgüdülerinin olması dolayısı iledir. Bu nedenle kedi sahipleri kısırlaştırma işlemini yaptırırken kendilerini kötü hissetmekte ve kedi kısırlaştırmanın günah olup olmadığını merak etmektedir. Kedi kısırlaştırmanın günah olup olmaması bazı durumlara göre değişiklik göstereceği için bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Eğer kedi kısırlaştırması kedinin zararına olacak ise kesinlikle günah olduğu söylenebilir. Çünkü hiçbir sebeple masum bir canlıya zarar vermemek gerekir. Dinimizce bu yasaktır.

 

Erkek Kedi Kısırlaştırma Günah Mı?

Erkek kediler işaretleme ve bölgesel bölgesel mücadele gibi birtakım konular hayatlarını zora sokabilir. Bu içgüdülerini yerine getirirken bazı kediler ile kavga edebilir ve ciddi şekilde yaralanarak hayatını kaybedebilir. Ayrıca bazı hastalık ihtimallerinden dolayı erkek kedilerin kısırlaştırılmasında bazı hocalar bir sorun görmemektedir. Fakat esas olan nokta şudur ki; bu işlem kedinin zararına değil yararına olmasıdır.

 

Evcil Kedi Kısırlaştırma Günah Mı?

Kedi kısırlaştırma sorusu akla gelince evcil kedilerin durumu da merak edilmektedir. Eğer sadece sahibi kolaylık olsun istiyor diye kedi kısırlaştırılacaksa buna caiz değil diyen hocalar vardır. Kedinin çiftleşme hakkını sırf sahibi istemiyor diye elinden almak doğru bir davranış olmayacaktır.

 

Dinimizde Kedi Kısırlaştırma Günah Mı?

Dinimizde kedi kısırlaştırma işlemi kar – zarar durumuna göre düşünüldüğünde bir hastalık ya da ciddi bir yaralanma durumu söz konusu ise kedi için iyi olacağından caiz olarak görülmektedir.

 

Kedi Kısırlaştırma Günah Mı Diyanet

Diyanet Kurulu, kedi kısırlaştırmanın bölgesel popülasyonu ciddi oranda düzelteceği, kediyi hastalıklardan koruyacağı gibi önemli sebeplerle caiz olarak görmektedir. Fakat sebepsiz yere kedinin üreme faaliyetlerini engellemenin caiz olmadığını da fetvalarına eklemişlerdir.

 

Dişi Kedi Kısırlaştırma Günah Mı?

Dişi kedilerde rahim kanseri, polikistik yumurtalıklar gibi birtakım hastalıklar mevcut olabilir. Bu hastalıklar kedinin hayatını çok ciddi boyutlarda etkileyebilir hatta ölüme yol açabilir. Bundan dolayı kedi kısırlaştırmanın günah olmadığı söylenmektedir. Elbette ki sebepsiz yere kedi kısırlaştırmanın doğru olmadığı görüşünün yaygın olduğunu da söylemek gerekir.

 

Kedi Kısırlaştırmak Caiz Mi

Kedi kısırlaştırmanın pek çok hocaya göre caiz olduğu bildirilmiştir. Kedi kısırlaştırılınca kediye zarardan çok yarar sağlayacağı için bunun uygun olduğu ulema tarafından onaylanmıştır.

Genel olarak şunu söyleyebiliriz ki, kedi kısırlaştırma işlemi kedinin yararına olacaksa, ölümcül hastalıkları engelleyecekse ulema kedi kısırlaştırmanın uygun olduğu hakkında fikir birliğine varmıştır. Fakat kedilerin üreme hakkının hiçbir şekilde elinden alınmaması gerektiğini belirten hocaların sayısı da fazladır. Bunun için kısırlaştırma düşünülen kedinin bireysel durumu göz önünde bulundurulur, riskler ve faydalar masaya yatırılır ve ona göre net bir cevap aranır.

Kedi kısırlaştırma işlemi pek çok veteriner hekim tarafından onaylanan bir işlem olduğu için yararının fazla olduğu düşünülmektedir. Bunun için de pek çok hoca bu işleme caiz demektedir. İşlem sonrası kedinin bakımlarını iyi bir şekilde yapmanın kedinin hayatının geri kalanında yaşam kalitesini arttıracağı da bir gerçektir.

Kedi kısırlaştırma ameliyatı hakkında tüm süreci videolu içeriğimizle öğrenmek için ziyaret edin: https://uskudarveteriner.com/uskudar-kedi-kisirlastirma/


02/Ağu/2022

Kedi ve köpekler biz insanlar gibi konuşamasalar da hastalık belirtilerini farklı yollarla belli ederler. Belirtilerin farkına varabilmek amacıyla titiz bir gözlemci olmak gereklidir. Olağan dışı hareketler sergilemesi veya garip sesler çıkarması bir şeylerin yolunda olmadığını gösterir. Veteriner hekimler, böyle durumlarda doğru teşhis için röntgen ve kan testi isteyebilirler. Erken teşhisin hayati öneminden dolayı belirtiler olmasa da periyodik olarak gerekli tetkikler yapılmalıdır.

İnsanlarda olduğu gibi çeşitli sebeplerle kedi ve köpek kan tahlili (testine) veya röntgen çekilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Tedavi sürecinde ya da periyodik kontroller esnasında gerekli tetkiklerin yapılması erken teşhis açısından oldukça önemlidir. Hayvan hastaneleri ve veteriner kliniklerinin çoğunda gelişen teknoloji sayesinde gereken tetkikleri yapabilecek donanım mevcuttur. Kedi köpek kan tahlili ve röntgen çekimi konusunu, fiyatları ile ayrıntılı olarak inceledik.

Kedi Köpek Kan Tahlili Ücretleri

Üsküdar veteriner olarak İstanbul Veteriner Hekimler Odası alt sınır ücret tarifesini uygulamaktayız. Kan tahlili olarak en temelde hemogram ve biyokimyasal değerlere bakılmaktadır. Hemogram ücreti kedi ve köpekler için 310 TL’dir.

Biyokimyasal değerler ise böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlarının değerlerine bakılır. Biyokimyasal parametre başı 100 TL’dir. Ortalama bir tabloda 5 parametre bakılabilir. Bu da 500 TL civarında olacaktır. Hekimin muayenesi sonucu parametre sayısı artabilir veya azalabilir.

Kedi Köpek Röntgen Fiyatı

Kedi ve köpekler için röntgen ücretleri ortalama 300-400 TL’dir. Röntgen çekimi genellikle tek poz ile sınırlı kalmaz. İlk pozdan sonra her pozda aşağı yukarı yarısı kadar bir ücret talep edilir.  Röntgen çekimlerinde genellikle 2 doz yeterli olabilmektedir. Fakat bazı  vakalarda  daha fazla röntgen çekilmesi gerekebilir.

Muayene, randevu ve bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.

Kedi Kan Tahlili Ne Zaman Yapılır?

Kedi kan tahlili adıyla kullanımı da olan kedi kan testi yapılmasına veteriner hekimler karar vermektedir. Kedi kan tahlili yapılmasını gerektiren başlıca sebepler şunlardır:

  • Hastalık belirtilerinin olması,
  • Yaralanma sebebiyle yapılacak cerrahi müdahale öncesinde,
  • Periyodik kontrollerde kan değerlerinin kontrolü amacıyla,
  • Kedi kısırlaştırma gibi anestezi gerektiren müdahaleler öncesinde,
  • Kuduz kan titrasyon testi yapılması,
  • Kan gurubunun belirlenmesi.

Veteriner hekimin kedi kan tahlili istemesini kötü bir durumun habercisi gibi algılamak yanlış olacaktır. Yapılan tetkikler sadece hastalık sebebiyle değil, kedinin sağlığını kontrol altında tutmak amacıyla da uygulanmaktadır. Kedi kan testi amacıyla diğer adıyla biyokimya denilen kedi kan tahlili ve tam kan sayımı (hemogram) yöntemleri kullanılır. Kedi kan testi sonuçları veteriner hekimler açısından yol haritası değerindedir.

 

Köpek Kan Tahlili Ne Zaman Yapılır?

Veteriner hekimlerin fiziki muayeneyle yaptıkları teşhisler tam anlamıyla yeterli olmamaktadır. En sağlıklı tanıyla tedaviye başlamak amacıyla köpek kan testi yaptırmak veterinerin kararı olacaktır. Köpeklerin sağlığını kontrol altında tutmak amacıyla belli aralıklarla köpek kan testi uygulanır. Köpek kan tahlili, check-up esnasında metabolizmaya ait en ayrıntılı bilgileri içerdiğinden altın değerindedir. Periyodik muayene haricinde şu nedenlerle de köpek kan testi yapılabilmektedir:

– Enfeksiyon hastalıkları bulguları,

– Kansızlık şüphesi,

– Aşırı ve ani kilo kaybı gözlenmesi,

– İştahsızlık ve halsizlik belirtileri,

– Aşılama ve cerrahi müdahale öncesi kontrol,

– Kuduz kan titrasyon testi,

– Kan gurubunun tespit edilmesi.

 

Kedi Kan Tahlili Nasıl Yapılır?

Kedi kan tahlili 3 adımda gerçekleşir.

  1. Adım: Kan alınacak kedinin açlık durumunun ayarlanmasıdır. Veterinere danışılarak, kedi kan testi öncesi ne kadar süre aç kalması gerektiği öğrenilmelidir. Açlık durumu kan değerlerini etkilediğinden, doğru sonuçlara ulaşmak için önemli detaydır.
  2. Adım: Kediden kanın alınması sürecidir. Veterinerler aldıkları eğitim gereği kedi kan testi amacıyla kullanılacak en uygun damarı bilirler. Öncelik sırası ön ayaklar, arka ayaklar ve boyun damarları şeklindedir. Ayaklardan kan alırken turnikenin kullanılması damarları belirginleştirecektir. Bazı durumlarda kan alınacak bölgenin kolay görülmesi amacıyla tüylerin tıraş edilmesi gerekir.
  3. Adım: Kedi kan tahlili sebebiyle alınan kanın laboratuvara gönderilmesidir. Veterinerler tüplere alınan kanın uygun koşullarda laboratuvara ulaşması için gerekli tedbirleri alırlar. Kanın bozulmaması için soğuk ortamda ve vakit kaybetmeden kedi kan testi yerine ulaşması gerekmektedir.

 

Köpek Kan Tahlili Nasıl Yapılır?

Köpek kan tahlili maksadıyla kan alma kedilere nazaran daha kolay olmaktadır. Köpeklerin veterinerle iletişiminin iyi olması kan alınmasını kolaylaştıracaktır. Veterinerler kan almak için öncelikle pati ve bacak bölgesindeki damarları tercih etmektedir. Turnike yardımı ile belirginleşen damarlar köpek kan tahlili işleminin hızlı olmasına yardımcı olur. Kan alınacak bölge alkol ile dezenfekte edildikten sonra kan alımına başlanır.

Köpek kan testi için alınan kanın bozulmadan laboratuvara ulaşması sağlanmalıdır. Laboratuvarda yapılan köpek kan testi kan hücrelerinin sayısı ve şeklinin incelenmesindir. Köpek kan testi veterinerlerin doğru karar vermesinde büyük rol oynarlar. Köpek kan tahlili sonuçlarına göre tedavi yöntemi belirlenmektedir.

 

Kedi Köpek Röntgen Neden Çekilir?

Hayvanların hastalıklarının teşhisinde veterinerler tarafından farklı tetkiklere ihtiyaç duyulmaktadır. Röntgen ve özel görüntüleme cihazlarıyla yapılan tetkikler en sık kullanılan yöntemler arasındadır. Gelişen teknoloji sayesinde ilaçlı veya CT röntgen teknikleri sayesinde ileri seviye görüntüleme yapılabilmektedir. Hem kedi röntgen çekimi hem köpek röntgen çekimi başlıca şu nedenlerle yapılmaktadır:

Yumuşak doku zedelenmelerinin tespiti,

Kırık- çıkık kemiklerin tespiti,

İç organların incelenmesi,

Kalp hastalıklarında teşhisin konulması,

Diş hastalıklarının teşhisi,

Vücutta bulunan yabancı cisimlerin tespiti.

 

Kedi Röntgeni Nasıl Çekilir?

Kedilerde kullanılan röntgen cihazı insanlarda kullanılan cihazlarla aynı çalışma mantığında üretilir. Radyasyon içeren ışınlar kullanılarak kedilerin anatomik görüntülemeleri yapılır. Kedilerin fazla hareketli olmaları kedi röntgen çekiminde istenen hareketsizliği bozar. Hareketsiz durmaya zorlamak başka sorunlara sebep olacaksa, sakinleştirici ilaçlar kullanılabilir. Özellikle belli bölgenin röntgeni çekilebileceği gibi kedi röntgen filmi tüm vücut için de çekilebilir. Tümör, kist, sindirim sistemi ve kalp hastalıkları gibi durumlarda ilaçlı kedi röntgen çekimi yapılır. Verilen ilaç nedeniyle doku/organda oluşan kontrast renkler analizin doğruluk oranını artırmaktadır.

 

Kedi Röntgen Fiyatı?

Kedi ve köpekler için röntgen fiyatı aynıdır. Röntgen ücretleri 300-400 TL civarındadır.

 

Köpeklerde Röntgen Nasıl Yapılır?

Kedi ve köpek röntgen çekimi esasları arasında çok fazla farklılık bulunmamaktadır. Aradaki farkın büyük bölümü genellikle kedilerin daha hareketli, köpeklerin ise biraz daha sakin yapıya sahip olmalarıdır. Köpek röntgen filmi çekilirken sabit durmasını sağlamak amacıyla birileri tarafından tutulması gerekecektir.

Radyolojik görüntülemeler veteriner gözetiminde gerçekleştiğinden köpeğine zarar vermeyecek en uygun pozisyon seçilir. Röntgen ışınlarının yarattığı renk kontrastları sayesinde ister bölgesel ister tüm vücut görüntülemesi yapılabilmektedir. Köpek röntgen çekiminde kullanılan teknolojik yöntemlerle ileri seviyede tetkikler yapma imkanı bulunur.

 

Köpek Röntgen Fiyatları?

Köpek röntgen filmi fiyatı 300-400 TL’dir. Belirlenen rakam alt limiti ifade ettiğinden gerçek tutarı öğrenmek maksadıyla veteriner hekimin muayene etmesi gereklidir. Fiziki muayene sonucunda radyolojik görüntülemede hangi yöntemin kullanılacağı fiyatları değiştirmektedir. Radyolojik görüntüleme cihazların özellikleri, kullanılan malzemelerin maliyetleri ve kliniğin ücret politikası gibi sebepler köpek röntgen toplam maliyetini etkilemektedir.


25/Tem/2022

Kedi bakmanın aylık maliyeti kedi sever pek çok insan için internette de sık sık sorulan ve araştırılan konular arasına girmektedir. Kedi bakmak isteyen kişiler bu işi nasıl yapacağını, nereden başlayacağını araştırmaktadır. Kedi satın almak ya da sahiplenmek istiyor iseniz mutlaka bu yazımıza göz atmalısınız. Çünkü bir kediye nasıl bakılır, nelere dikkat edilir ve kedinin ihtiyacı olan ürünler, yiyecekler ve malzemeler nelerdir, bu soruların yanıtlarını bu yazımızda bulabilirsiniz. Ve en önemli soru olan kedi bakmanın aylık kaça mal olacağını da sizler için hesaplamış olacağız.

Sahiplenilen ya da satın alınan kedilerin, tüm diğer canlılar gibi huzurlu ve sağlıklı bir hayat yaşamaları gerektiğinin hepimiz farkındayız. Bu nedenle kedilerin hayatlarını en iyi şekilde yaşamaları için canla başla çaba göstermek son derece önemlidir. Kedi sahiplenmek istiyor iseniz kedinizi aldığınız ilk ay almanız gereken ürünler ve kedinize her ay düzenli olarak satın almanız gereken ürünler olacaktır. Bunlar dışında elbette ki farklı masraflar da olacaktır fakat bunlar kişiden kişiye değişiklik göstereceği için ortalama bir hesap yapmayı tercih ediyoruz.

 

Kedinin Veteriner Masrafları

Kedi bakmanın aylık maliyeti hakkında konuşmadan önce en önemli konu olan kedilerin sağlığından bahsetmekte fayda vardır. Kediniz sağlıklı olsun ya da olmasın, mutlaka düzenli olarak veteriner kontrolüne götürülmesi gerekir. Çünkü bizim bilmediğimiz bir sorunu olabilir ve biz bunu anlayamayabiliriz. Aynı zamanda hastalık kontrolü, aşı vb. durumlar için de mutlaka veterineriniz ile sık sık iletişim halinde olmalısınız.

Kedinizin aylık veteriner kontrolleri ücretli olacaktır. Bu ücret şehirden şehre, ilçeden ilçeye ve hatta veterinerden veterinere değişiklik gösterecektir. Kediniz için veteriner rutin kontrolleri için aylık küçük bir bütçe ayırmanız gerekebilir. Örneğin iki ayda bir yaptıracağınız iç dış parazit uygulamaları bu rutin kontroller içerisinde yer alır. Eğer aşıları yaptırıyor ve kaliteli bir mama ile besliyorsanız iç dış parazit uygulamaları dışında herhangi bir kontrole gerek kalmaz. Buna ek olarak kedilerin düzenli bir şekilde yaptırılması gereken aşıları vardır. Bu aşılara iç ve dış parazit aşılar örnek gösterilebilir. Aslında iç dış parazit uygulaması aşı değildir. Fakat kafanız karışmaması açısından onu da aşı olarak değerlendireceğiz. Kedi aşıları karma, kuduz, lösemi ve mantar olarak mevcuttur.

İlerleyen yaşlarında ise genellikle 1 yaş civarında kısırlaştırma ihtiyacı duyabilirsiniz. Kısırlaştırma için ise aşağıdaki sayfamızı ziyaret edip bilgi edinebilirsiniz.

Kedi Kısırlaştırma

İç dış parazit uygulamaları kedinizin kilosuna göre değişmektedir. Ortalama bir ücret belirtmek gerekirse 210-280 TL diyebiliriz. İç ve dış parazit  uygulamalarına ek olarak yeni doğmuş küçük kedilerin ek aşılara da ihtiyacı olmaktadır. Tüm bu aşılar kedilerin sağlığı için son derece elzemdir ve mutlaka yaptırılmalıdır. Aksi taktirde kedide ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir. Aşılar tedavisi güç veya mümkün olmayan hastalıklara karşı yapılmaktadır. Bu yüzden oldukça önemlidir.

Takvim şu şekildedir:

  • Karma aşı(2 doz),
  • kuduz aşısı ve
  • lösemi aşısı(2 doz) şeklindedir.

Bu aşıların ücretleri her yıl artmakla birlikte 2022 için şu şekildedir:

 

✅Karma Aşı 320 TL (2 doz yapılır ücreti: 640 TL )
✅Kuduz Aşısı 250 TL
✅Lösemi Aşısı 320 TL (2 doz yapılır ücreti: 640 TL )
✅İç dış parazit 210 – 280 TL (2 ayda bir uygulanır)

 

Yavruluktan yukardaki aşılar 15 gün arayla yapılır.

1 yaşından sonra ise yukardaki aşılar yıllık tekrar olacak ve tüm aşılar tek doz olacaktır.

Veteriner hekiminizin bulunduğunuz bölgeye göre belirleyeceği ve genelde 2 ayda bir olan bir parazit takviminiz olacaktır. Yani 2 ayda bir parazit uygulamalarını yaptırmanız gerekir. Bu hem size bulaşabilmesini engelleyecek hem de evcil hayvanınızı koruyacak bir uygulamadır. Mutlaka yapılması gerekir. Yani aylık parazit uygulama masrafınız ortalama 150 TL diyebiliriz. Aşılar yavruluktan sonra yılda 1 defa tekrarlanacağı için onu aylık masrafa bölmemiz çok mantıklı olmaz. Parazitler dışında yılda Toplamda 3 aşı yapılacaktır.

Üsküdar veteriner Hekim muayenesi ve aşılarınız için bizi arayabilir veya Whatsapptan yazabilirsiniz.

Kedi Maması Tercihi

Kedi maması veterinerden sonra kedi bakımında en önemli konuların başında gelir. Kedi maması, her kediye özel olarak kendi damak zevklerine göre değişkenlik gösterecektir. Bu nedenle oldukça fazla çeşit ve marka olduğunu söylememize gerek yoktur. Ülkemizde hali hazırda satılan onlarca marka ve yüzlerce çeşit kedi maması bulunmaktadır. Bu markaların pek çoğu yerli markadır. Yaş ve kuru mama çeşitleri mevcuttur. Kedinize dilerseniz kuru, dilerseniz de yaş mama verebilirsiniz. Fakat şunu söyleyebiliriz ki; kediler genel olarak yaş mamaları daha çok sevmekte, daha lezzetli bulmaktadır. Bunun sebebi olarak ise yaş mamalarda pek çok farklı et ve balık türünün kullanılması ve lezzetin daha fazla olmasıdır. Fakat yaş mama çok sık verilmemeli genel beslenme kuru mama ile yapılmalıdır.

Mamaların kg başına olan fiyatı çok fazla değişkenlik göstermektedir. Mamaların değişkenlik göstermesinin en büyük sebebi ise elbette kalite farkı ve içeriklerdeki değişikliklerdir. Genel olarak et ve balık içeren mamalar çok daha pahalı olabilmektedir. Ortalama olarak şunu söyleyebiliriz ki, et ve balık içeren mamaların kg başına düşen fiyatı 100 – 500 TL arasında değişkenlik gösterecektir. Şunu da belirtmekte fayda var; pahalı mamalar kediler tarafından daha çok sevilecek diye bir şey yoktur.

Kediniz 500 TL’lik mamayı çok zor yiyip 100 TL’lik mamayı hızlı bir şekilde severek tüketebilir. Bunun için yapmanız gereken tek şey ilk başlarda farklı marka ve lezzetteki mamaları kedinize sunarak hangisini en çok sevdiğini bulmak olacaktır.

Kedilerin mama tüketimi günlük 30 – 50 gram arasıdır. Bu durum kedinin iştahına, yavru ve yetişkin olup olmamasına göre değişkenlik gösterir. Ortalama olarak ayda bir kedi 1 – 3 kg kadar mama yiyebilir. Bu durumda kedi bakmanın aylık maliyeti hesaplamasında kedi maması maliyetini ortalama olarak 100-500 olarak alabiliriz. Fakat kaliteli bir mama bugün 300 TL civarındadır.

 

Kedi Kumu Tercihi

Kedi kumu, kedi bakmak isteyen kişilerin mutlaka araştırması ve satın alması gereken ürünlerin başında gelir. Kedi kumu kedilerin tuvalet ihtiyaçlarını yaptığı belirlenmiş bir kutuya koyulmaktadır. Bu sayede kedi buraya tuvalet ihtiyacını yapmaktadır. Ardından kedi patileriyle üzerini kapatmaktadır. Bu nedenle bu kumun dağılmayan, kolay topaklanabilen bir kum olması son derece önemlidir. Aksi taktirde kedi gezdiği her yerde pislenmiş kum taneleri de kediyle birlikte gezecektir. Bu durum da çok ciddi hastalık ve temizlik sorunlarını ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle kedi kumu diyerek geçmemek gerekir, bu işi son derece ciddiye alarak mümkün olduğunca iyi kumu tercih etmek gerekir.

Kum tercihi yaparken genellikle süper emici ve süper topaklanan yazan kedi kumlarını tercih etmenizi tavsiye ederiz. Aynı zamanda kumun ince taneli olması, sıvıyı absorbe etme hızını da yüksek oranda etkileyecektir. Bu nedenle süper topaklanan, ince taneli kumları tercih etmelisiniz. Kedi kumları başka malzemelerden üretiliyor olsa da genellikle bentonit kili karışımından üretilmektedir. Bunun sebebi olarak ise bentonit kilinin sıvıyı hızla absorbe etme özelliğini sebep olarak gösterebiliriz. Kedi kumunda son dikkat edilmesi gereken nokta ise kedi kumunun parfümlü ya da parfümsüz olmasıdır. Bu noktada tamamen kişisel tercihler devreye girmektedir.

Kedi sahipleri bu noktada ikiye bölünmüş durumdadır. Kimisi parfümlü kedi kumlarının kokuyu çok iyi bir şekilde absorbe ettiğinden bahsetse de kimileri de sentetik parfümle üretilmiş kedi kumunun kedi pisliğiyle birleştiğinde çok kötü bir kokuya sebep olduğundan yakınmaktadır. Bu nedenle sizler size en uygun olanı deneyimleyip görmeniz gerekmektedir.

Kedi kumu noktasında çok büyük fiyat farkları ortaya çıkmaktadır. Kedi kumunu dökeceğiniz kutunuzun büyüklüğü, kedinizin ihtiyacını giderme sıklığı gibi durumlara göre kedi kumu değiştirme süreniz de değişiklik gösterir. Bu durum elbette ki kumun kalitesine de bağlıdır. Ayrıca bitkisel bazlı, kedi için daha organik olan kedi kumları da mevcuttur ki bunların fiyatı 3 – 4 kat daha fazladır diyebiliriz. Kedi bakmanın aylık maliyeti konusuna gelirsek aylık kedi kumu maliyetinin ortalama 80 – 200 TL arasında olduğunu söyleyebiliriz.

 

Kedi İçin Gerekli Ek Malzemeler

Kedinin aylık olarak gerekli ihtiyaçlarından yukarıda kısaca bahsettik. Şimdi ise ilk kez kedi alan kişilerin ihtiyacı olan, alınması şart olmasa da önemli olan malzemelerden bahsedeceğiz. Bunların başında kedi için birer adet mama kabı ve su kabı bulunmaktadır. Mama ve su kapları genel olarak tanesi 50 – 150 TL arasında değişiklik gösterse de elbette bu rakam çok daha yükseklere çıkabilmektedir. Ayrıca eğer isterseniz evin farklı bölgelerine koymak için birden fazla mama ve su kabı satın alabilirsiniz.

Mama ve su kabına ek olarak kedinizi veterinere götürürken taşımak için bir kedi taşıma kutusuna ihtiyacınız olacaktır. Bu kutular genel olarak elle taşınabilir plastikten üretilmiş, delikli kutulardır ve son derece kullanışlıdır. Kalitesine göre değişiklik gösterebileceği göz önünde bulundurulduğunda bir kedi taşıma kutusunun ortalama olarak 80 – 150 TL arasında olduğu söylenebilir.

Kediler içgüdüsel olarak bir yerleri tırmalamaya meyillidir. Tırmaladıkları şeyler genel olarak koltuklar, halılar ve perdeler olabilmektedir. Bu da eve çok büyük zarar getirebileceğinden dolayı kedilerin bu içgüdüsel ihtiyaçlarını gidermeleri için bir tırmanma tahtası edinmenizi tavsiye ederiz. Tırmanma tahtaları hasır vb. kumaşlardan üretilerek kedilerin tırmalama ihtiyaçlarını giderecek cinsten materyallerle donatılmıştır. Ayrıca dik uzanan ve merdiven, silindir ve yatmak için kısımları olan tırmanma tahtaları kediler için çok iyi bir oyuncak olmaktadır.

Birden fazla kedi için bir adet orta boylarda bir tırmalama tahtası bile iş görecektir. Kedinin bu tahtayı sevmeme ihtimali de elbette vardır, fakat genel olarak kediler bu tahtada çok fazla vakit geçirmektedir. Birden fazla kedinin oynayacağı güzel bir ürün olduğu için de bu tırmanma tahtaları kedi sahipleri tarafından çokça tercih edilmektedir.

Son olarak, kediler için küçük paketlerde ödül maması da satılmaktadır. Pek çok kedi sahibi kişi bu mamalardan da alıp kedilerini mutlu etmektedir. Bazı kişiler kediler için ödül mamasını gereksiz bulsa da kediler şüphesiz bu mamaları çok sever. Bunun için kedi ödül mamasını da hesaba katmak isterseniz ayda ne kadar ödül maması kullanacağınıza göre masrafınızda da o derece artış olacaktır. Kedilerin bazı davranışlarını pekiştirmek, kötü olan davranışlarını da sönümlemek için kullanılan bu mamalar kedilerde gerçekten büyük etki oluşturmaktadır. Bunun için kedi ödül maması alan kişilerin sayısı da bir hayli fazladır.

Ödül mamasını ne kadar sıklıkla kullanacağınıza göre değişmekle beraber bir ödül mamasının ortalama olarak 5 – 10 TL civarında olduğu söylenebilir. Ödül mamalarının çok sık verilmesinin de kedilerde alışkanlık yapabileceği de göz önünde bulundurularak bu ürünlerin tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

 

Kedi Bakmanın Aylık Maliyeti Ne Kadar

Kedi bakmanın aylık maliyeti hesaplanacak olursa kedi maması, kedi kumu, veteriner masrafları ve ek masraflar dikkate alındığında ortalama olarak 300 – 600 TL arasında olacaktır. Son zamanlarda hızla artan fiyatlara bakılacak olursa bir aylık maliyet için bu miktar son derece makul bir miktardır. Kedilerin mutlu ve huzurlu bir yuvada yaşamaları her şeyden önemlidir. Bunun için gerekli olan en büyük hassasiyeti göstereceğinizden şüphemiz yoktur.

Özetleyecek olursak

✅Aşıların aylık ortalama maliyeti 200 TL
✅Mama 300 TL
✅Kum 60 TL

Yetişkinlikte tek doz aşı olunacağı için(parazit uygulamaları yine 2 ayda bir olacak. Karma ve lösemi aşısı tek doz olacaktır.) aylık ortalama aşı maliyeti düşecektir.

Son olarak tek seferlik olacak şekilde mikroçip yaptırmanız gerekiyor. Mikroçip uygulaması zorunludur. Mikroçip hakkında bilgi almak için aşağıdaki linki tıklayın.

Mikroçip Nedir?

 


22/Tem/2022

Hayvanların korunması, sağlık sorunlarının giderilmesi için sarf edilen çaba her geçen gün daha fazla artmaktadır. İnsanların farkındalığı sayesinde birçok canlı yaşamına daha iyi ve daha konforlu bir şekilde devam etmektedir. Canlıların bakımının yapılması, sağlıklarının ve beslenmelerinin sağlanması bizlerin sorumluluğu olarak kabul edilmelidir. Bu yüzden birçok klinik ve sosyal yardımlaşma dernekleri kuruldu. Bizlerde yıllardır Validei Atik Veteriner kliniği olarak bu hizmeti sunanlar arasındayız.

Yılların verdiği deneyimle ve tecrübeli personeller sayesinde birçok hayvanı sağlığına kavuşturduk. Birçok sokak hayvanının bir yuvaya sahip olmasına yardımcı olduk. Kliniğimiz namını güvenilirliği sayesinde duyurmuştur. Hayvanlara hiç bir şekilde zarar vermeden ve onları en iyi şekilde tedavi etmeyi amaç edinerek bunu sağlayabildik.

Randevu almak için 0533 498 96 62 telefon numarasından ulaşabilirsiniz.
Kliniğimiz Özel Academic Hospital ile Kızılay kan merkezi arasında kalmaktadır. Bağlarbaşı metro durağına 5 dk yürüme mesafesindedir.

Adres: Barbaros Mah. Nuhkuyusu Cad. No:76 Üsküdar (Konumdan doğrudan ulaşabilirsiniz.)

Çalışma saatleri: P.tesi – C.tesi: 10:00-19:00 Pazar: 13:00-18:00

 

Validei Atik Veteriner kliniğinde aradığınız her türlü tedaviyi bulabilirsiniz. Kliniğimizde yalnızca tedavi değil birden çok ihtiyacınızı karşılayacağınız hizmetlerimiz de bulunuyor. Validei Atik Veteriner kliniği sadece belli başlı hayvanlara sağlık hizmeti sunmuyor. Tedavi etmek istediğiniz her türlü canlıyı tedavi ediyoruz. Bunun için öncesinde bizlere iletişim bilgilerimizden ya da bulunduğumuz adresten ulaşıp randevu almanız gerekmektedir.

Randevuyu oluşturulduktan sonra size verilen saatte merkezimizde bulunmanız gerekiyor. Eğer ki çalışma saatlerimiz dışında bir zamanda hayvanlarınız bir rahatsızlık yaşarsa evlere de sağlık hizmeti sunuyoruz. Bunun için bizleri arayıp bulunduğunuz konumu veya adresi bizlere bildirmeniz gerekmektedir. Ekiplerimiz sizlere en hızlı şekilde bir hekimle beraber yardıma ulaşabilirler.

 

Validei Atik Veteriner Kliniğimizde Verilen Hizmetler Nelerdir?

Validei atik veteriner kliniği olarak aradığınız her türlü tedavi çeşidini sizlerle birlikte paylaşıyoruz. Sahip olduğunuz hayvanların türü ne olursa olsun bizler en uygun tedaviyi uyguluyoruz. Validei Atik Veteriner kliniğinde hayvanların ihtiyaç duyduğu parazit ve bakteri aşıları yapılmaktadır. Aşılar genellikle belirlenen tarihlerde uygulanmalıdır. Çünkü bazı zamanlar aşı için çok yoğun bir sıra olabiliyor. Sizlerin de bu aşı tarihlerini kaçırmamanız için tarihleri dikkatli takip etmeniz gerekiyor. Ancak bizler de burada sizlere kolaylık sağlıyoruz.

Aşıları hatırlatmak için sekreterlerimiz sizleri arıyor veya hatırlatma mesajı atıyorlar. Böylece aşı tarihlerinizi kaçırmadan tedavinizi sağlıyoruz. Aynı zamanda uzman veteriner hekimlerine sahibiz. Hekimlerimiz ihtiyaç durumunda ameliyat operasyonu yapabiliyorlar. Ameliyatlar Validei Atik Veteriner kliniğinin sahip olduğu temiz ve titiz ortamlarda gerçekleşiyor. Temiz ve titiz bir ortamda yapıldığı için hayvanlarınız enfeksiyon veya iltihap gibi hastalıklardan korunmaktadırlar.

Özellikle hayvanlarda gerçekleşen cilt sorunlarının çözümü çok kolay sağlanamıyor. Ancak biz validei atik veteriner kliniği olarak elbette bunun için de birçok tedavi yöntemi uyguluyoruz. Bu tedavilerimiz hayvanın hastalığına özel olarak uygulanıyor. Çünkü her cilt hastalığının altında başka bir sebep yatmaktadır. Hekimlerimiz de öncesinde hastalığın nedenini sonrasında ona en uygun olan cilt tedavi yöntemini uyguluyorlar. Tedaviler bazı zamanlar bitkisel olabiliyor. Bazı insanlar bitkisel tedavilerden endişe edebiliyorlar ancak bu tedavilerimiz hayvanlara zararsız bir şekilde kullanılıyor.

 

Validei Atik Veteriner Diş Tedavisi

Validei Atik Veteriner kliniğinde hayvanların diş sağlığına özel olarak diş cerrahisi de bulunuyor. Uzman hekimlerimiz hayvanlarınız yaşadığı diş sağlığı sorunlarında hızlı bir müdahale uyguluyor. Bu tedaviler, diş çekme, dişlerin düzeltilmesi, diş eti tedavileri benzeri gibi tedavilerdir. Diş tedavileri genellikle hayvanlarda kolay olmayan bir tedavi türüdür. Ancak bizler bu tedavileri en iyi şekilde gerçekleştiriyoruz.

 

Validei Atik Veteriner Petshop

Kliniğimizde daha önce sadece tedavi gerçekleştirmediğimizi belirtmiştir. Bu hizmetlerimizden birisi de Petshop marketine sahip bir klinik olmamızdır. Marketimize ihtiyaç duyduğunuz her türlü hayvanlara özel araç gereç ve besin ürünlerini bulabilirsiniz. Ürünlerimizi isterseniz kendi internet sitemizden sipariş edebilir ya da kliniğimizden satın alabilirsiniz.

Şehir içi veya şehir dışı her yere kargo hizmetimiz de vardır. Şehir içi kargolarımız genellikle aksaklık çıkmadığı zaman bir gün içinde hızlı bir şekilde sizlere ulaşıyor. Şehir dışında ise 1-3 iş günü içinde sizlere ulaşıyor. Petshop mağazamızda aradığınız her türlü ürünü bulabilirsiniz. Bunlar arasında:

  • Kedi ve köpek maması
  • Kedi ve köpek oyuncakları
  • Kuş yemleri
  • Temizlik, hijyen ve bakım ürünleri
  • Kuş yuvaları ve kedi köpek taşıma çantaları
  • Çeşitli hayvanlar için vitamin ve mineral içeren takviye ilaçlar
  • Köpek tasmaları

Gibi bir çok ürünü internet sitemizden veya merkezimizden ulaşabilirsiniz.

 

Validei Atik Veteriner Hizmet Saatlerimiz ve Ücretler

Validei Atik Veteriner kliniğimiz haftanın yedi günü sizlere hizmet sunuyor. Çalışma saatlerimiz 10:00 ve 19:00 arasında gerçekleştiriliyor. Bu saatler dışında hizmet sunmuyoruz. Ancak acil durumlarda evlere veya iş yerlerinde bulunan hastalar için özel tedaviler gerçekleştiriyoruz. Yalnız bu durumlarda evlere veya iş yerlerine hizmet karşılığında ekstra ücret alma durumu bulunuyor. Bu durum da göz önünde bulundurularak ona göre tedavi bildirilmelidir. Çünkü bazı zamanlar hayvan sahiplerimiz bilgilendirmeleri okumayarak tedavi talebinde bulundukları için sorun çıkmaktadır. Bilgilendirmelerin takip edilmesi ve bu noktaya dikkat edilmesi gerekiyor.

Ücret ise belirli bir ücret listemiz bulunmuyor. Yani her tedavi yöntemimiz aynı olmuyor. Her hayvan için farklı tedavi yöntemimiz bulunuyor. Bu yöntemlerin emeği ve masrafı da farklılık gösteriyor bu yüzden ücretlerde farklılık olabiliyor. Yani net bir ücret talep ediyoruz diyemeyiz.


21/Tem/2022

Bilindiği üzere artık günlük yaşamımızda farklı canlılar ile iç içe bir hayatımız vardır. Bu canlılar tıpkı bizler gibi barınıyor, yemek yiyor ve hastalanabiliyorlar. Günümüzde evcil hayvan yetiştiriciliği ise gün be gün artış göstermektedir. Bu yüzden bu canlıların bakımının artması da doğru orantılı olarak ilerliyor. Bundan dolayıdır ki hayvanların sağlığının iyi olması için çok fazla klinik kuruldu ve hala da kurulmaya devam eden klinikler mevcuttur.

Veteriner kliniği dışında elbette sosyal yardımlar da çok fazla mevcuttur. Ancak bu yardımlar çoğu zaman yetersi kalmaktadır. Bu yüzden bizlerde Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner kliniği olarak hayvanların sağlık sorunlarını en iyi şekilde gideren hizmetler arasında yerimizi aldık.

Hayvanların her türlü tedavisi, aşısı ve diğer sağlık ihtiyaçları sağlık merkezimizde mevcuttur. Bizler her canlı gibi hayvanların da iyi ve sağlıklı bir yaşam sürmelerini amaçlıyoruz. Bu yüzden yıllardır verdiğimiz hizmete bu sefer Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner şubemizde devam ettiriyoruz. Veteriner kliniğimizde birçok türde hayvan için sağlık müdahalemiz de bulunuyor. Yıllardır her türlü canlının hayatında dokunmuş bulunuyoruz.

Kuruluşumuzdan itibaren verdiğimiz hizmetlerle güvenilir ve güler yüzlü personellerimiz ile yolumuza devam etmekteyiz. Çoğu hastamızın ilk önce sağlığını amaçlıyoruz. Kliniğimizde birçok uzman veteriner hizmet etmektedir. Her türlü alanda sağlık sorunlarının çözümü için çalışmaktadırlar.

Randevu almak için 0533 498 96 62 telefon numarasından ulaşabilirsiniz.
Kliniğimiz Özel Academic Hospital ile Kızılay kan merkezi arasında kalmaktadır. Bağlarbaşı metro durağına 5 dk yürüme mesafesindedir.

Adres: Barbaros Mah. Nuhkuyusu Cad. No:76 Üsküdar (Konumdan doğrudan ulaşabilirsiniz.)

 

Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner Kliniğimizde Verilen Hizmetler

Aslında kliniğimizde hayvanlarınız için birçok hizmet bulunuyor. Bunların en başında veteriner kontrolleri bulunuyor. Hastalarımızın sağlık sorunlarını gün be gün takip edip ona göre bir sağlık uygulaması oluşturuyoruz. Çünkü amaç var olan rahatsızlığı tamamen yok etmektir. Aynı zamanda her türlü parazit ve bakteri aşılarını da yapıyoruz. Hayvanların belli aralıklarla çeşitli aşıları yapmaları gerekmektedir. Bu aşıların aksatılmadan yerine getirilmesi çok önemlidir. Bu yüzden eğer sizler bu aşıların tarihlerini veya saatlerini unutursanız çalışanlarımız sizleri arayıp ya da mesaj atıp sizleri haberdar ederler.

Uzman Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner hekimlerimiz çeşitli ameliyatlar da gerçekleştirmektedir. Kliniğimizde hayvanlarınız için gerekli olan ameliyatlar hijyenik ve titiz bir ortamda gerçekleştirmektedir. Bu sayede hayvanlarınız enfeksiyon kapması ya da iltihap kapması gibi sorunlar önlenmektedir.

Aynı şekilde hayvanlar için çeşitli bakımlar da mevcuttur. Tüy kesme, tüy temizliği ve daha birçok temizlik merkezimizde gerçekleştiriliyor. Hayvanlara özel tasarlanan makineler ile tüy kesimlerini gerçekleştiriyoruz. Vücutlarında bulunan her türlü bit veya böcek gibi şeylerin temizlenmesi için çeşitli yıkama ve temizleme aşamalarından geçirerek hayvanlarınız en temiz hale getiriliyor. Eğer hayvanlarınız vücutlarında çeşitli yaralar veya cilt hastalıkları bulunuyorsa hekimlerimiz onlara en uygun tedaviyi uygulayarak bu sorunları çözerler.

Cilt hastaları için çeşitli bitkisel ya da bilimsel tedaviler uygulanıyor. Ancak çoğu hastamız tarafında tercih edilen tedaviler bitkisel olmaktadır. Bitkisel ilaçlar ile hayvanlar genellikle suyla karıştırıp yıkanırken kullanılması sağlanır. Bu su sayesinde vücutta bulunan birçok hastalık tedavi sürecinden yok ediliyor.

 

Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner Kliniğimizde Bulunan Petshop

Petshop, Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner kliniğimizde bulunan bir alandır. Burada evcil veya sokak hayvanları için ihtiyaç duyulan her türlü ihtiyaç bulunuyor. Üstelik çoğu ürün sağlıklı ve hayvanlara özel olarak getirtilmiş ürünlerdir. Ürünlerin çoğu yurtdışı ve yurtiçinden getirtilmektedir. Ürünlerin satışı genellikle kliniğimizde mevcuttur. Ancak satın almak için gelmeniz zorunlu değildir. Bunun yanında bizleri arayıp sipariş de verebilirsiniz. Bizler sizlere ister şehir içinde ister şehir dışına kargolamaktayız. Kargolar genellikle bir ya da üç gün arasında istenilen adrese ulaşıyor.

Petshopumuzda bir çok ürün bulunuyor. Bunlar;

  • Köpek, kedi ve diğer türler için mamalar,
  • Kedi veya köpek taşımak için çantalar ve kutular,
  • Kumlar ve kumların konulması için araç gereçler,
  • Kedi veya köpek oyuncakları,
  • Temizlik bakımı için bazı ürünler,
  • Takviye ilaçlar,
  • Tasma türleri

gibi bir çok ürünü Petshop mağazamızda bulabilirsiniz.

 

Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner Hizmetimiz Hangi Zamanlarda Devam Ediyor?

Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner hizmetlerimiz genellikle 10:00-19:00 arasında gerçekleştiriliyor. Pazar günleri de dahil olmak üzere sürekli olarak hizmetimiz devam etmektedir. Hizmet saatlerimiz dışında herhangi bir acil durumda hekimlerimiz müdahale edebilir ancak bunun için ekstra ücretin ödenmesi gerekiyor. Bu saatler dışında yapılan hizmetler bizzat merkezimizde veya hastanın bulunduğu konuma gidilerek de yapılabilir. Acil durumların mevcut saatler içerisinde olması durumunda herhangi bir ekstra ücretin ödenmesi gerekmemektedir.

 

Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner Kliniğimizde Ücretler Ne Kadar?

Bunun için net bir fiyatlandırma listesi oluşturulması imkansızdır. Çünkü gelen her hastamızın yaşadığı sağlık sorunun çözümünü gerçekleştirmek elbette ki zordur. Ayrıca bu sağlık sorunlarının her biri farklı bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bundan dolayı hekimlerimiz de tedavi görecek hayvanlara farklı tedaviler uygulamak zorunda kalabiliyor. Bu farklı uygulamaların oluşturulmasından dolayı her birinin farklı ücretlendirmesi gerekmektedir.

Tüm tedavi ve ilaçların aynı fiyatta ücretlendirmesi doğru olmayabilir. Bunun yanında aynı zamanda Üsküdar Bağlarbaşı Veteriner hekimlerimizin ne kadar emek ve çaba sarf ettiği de devreye giriyor. Bazı tedavi yönetmenleri kısa ve kolay sürmektedir. Bu durumda ekstra bir ücret alma durumu mümkün değildir. Bundan dolayı net bir şekilde bir fiyat listesi oluşturamıyoruz.

Bilgi almak için 0533 498 96 62 telefon numarasından ulaşabilirsiniz.






Dr. Pati ® Üsküdar Veteriner Kliniği

Biz Kimiz?

Dr. Pati ® Üsküdar Veteriner Kliniği, diğer bölgelerdeki klinik tecrübelerindeki hizmet kalitesini Üsküdar’da devam ettirmek için kurulmuştur.


HIZLICA ARAYIN

0533 498 96 62



ZİYARET EDİN

Barbaros Mah. Nuhkuyusu Cad. No:76 Üsküdar



Sosyal Hesaplarımızı Takip Edin



Copyright by Dr. Pati ® 2020.